Tutuklu Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın İfadesi Ortaya Çıktı: “Şerefim ve Namusum Üzerine Yaşıyorum, Haram Geçirmedim”

685

Şile Belediyesi’ne yönelik “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “irtikap”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın savcılık ve hakimlik ifadeleri gün yüzüne çıktı. Kabadayı, suçlamaları kesin bir dille reddederek, personelinin eylemlerinden kendisinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğunu dile getirdi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma neticesinde, Şile Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda Başkan Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. 13 Temmuz’da adliyeye sevk edilen şüphelilerden Özgür Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanırken, Aslı Kotan ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İçişleri Bakanlığı, Kabadayı’nın geçici tedbirle görevinden uzaklaştırıldığını açıkladı.

Operasyonda Suçüstü ve Toplanan Deliller

Soruşturma kapsamında, rüşvetin ilk taksiti olan 20 bin Euro’yu Ali Şafak’a verildiği sırada polis ekiplerince suçüstü yapıldığı belirtildi. Tanığın, Tuncay Tolga Özçakmak ile ruhsat işlemleri için 50 bin Euro verilmesi konusunda anlaştığı, bu parayı Şafak’a teslim ederken ses kaydı aldığı ve rüşvet paralarının fotoğrafını çektiği, bu delillerin de dosyaya sunulduğu ifade edildi. Ayrıca, şüpheli Şafak’ın banka kasasında ele geçirilen eurolar ile tanığın teslim ettiği paraların seri numaralarının aynı olduğu kaydedildi.
Başkan Kabadayı’dan Çarpıcı Savunma: “Haksızlık Yapıldı”
Tutuklu Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, hakimlik ifadesinde neden tutuklu sevk edildiğini anlayamadığını belirterek, “Ben Şile Belediye Başkanı olarak görev yaparım. Sayın Savcımıza detaylı anlattım. İfadelerde hiçbir şekilde ‘Başkan suçludur’ diyen kimse yoktur. ‘Başkana para verdim’ veya ‘Başkan benden para istedi’ diyen hiç kimse yoktur. Neden tutuklamaya sevk edildiğimi bilmiyorum” dedi.
Kabadayı, personelinin yasa dışı işlere karışması durumunda kendi cezalarını çekmeleri gerektiğini vurgulayarak, bir trafik polisinin rüşvet alması durumunda emniyet müdürünün tutuklanmadığı örneğini verdi ve kendisine yapılan uygulamanın haksızlık olduğunu savundu. “Ben Şileliyim. Büyüdüğüm yerin Belediye Başkanıyım. Şerefim ve namusum üzerine yaşıyorum. Rahmetli babam bir lokma haram geçirmedi ben de geçirmedim, geçirmemde” sözleriyle masumiyetini dile getirdi.

Yetki Devri ve Bilgisizliği İddiası

Teknik işlerden anlamadığı için bazı yetkilerini Belediye Başkan Yardımcılarına devrettiğini belirten Kabadayı, “Bu Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Tolga Özçakmak, işe önerilmesiyle başlamıştır. Hem çevremiz hem partimiz bana böyle bir arkadaşın varlığından bahsettiler. Teknik olmasına çok gerek yoktu. Önceki arkadaş teknik olmasına rağmen çok usulsüz iş yaptığı için onu görevden aldım” ifadelerini kullandı. Özçakmak’ın kendisine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından gönderildiğini söylemediğini ve İmamoğlu’nun bu durumdan haberi dahi olmadığını iddia etti. Tanıkların beyanlarını kabul etmediğini ve sadece İlker Özgür isimli şahıs ile uzaktan bir akrabalığı olduğunu belirtti.
“Etkin Pişmanlıktan Faydalanmak İstemiyorum Çünkü Bir Suçum Yok”
Kabadayı ifadesinin devamında, “Kendi adıma yaptığım en iyi iş olarak imza yetkimi, ilgili Belediye Başkan Yardımcılarına devretme hususudur. İlk dönemim olduğu için bazı şeyleri yaşayarak öğrenmekteydim. Esnaf kökenli olduğum için bürokratik tavırları bile yeni öğreniyorum. Bu konular Başsavcılığa yansımadan önce bilgim olsaydı hepsini anında görevden alıp ilgili yerlerde de suç duyurusunda bulunurdum. Asla yasa dışı bir işleme imza atmadım. Suçlamaların hiçbirini kabul etmem. Etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum çünkü bir suçum yoktur.” şeklinde konuştu.
Şile’nin çocuğu olduğunu ve siyasi geçmişinin olmadığını, sadece tanındığı ve sevildiği için siyasi partisi tarafından aday gösterildiğini belirten Kabadayı, tüm personele “mevzuat dışı işlem yapmayacaksınız” talimatı verdiğini ifade etti. “Benim haberim yok. Oradaki kişilerden biri beni suçlamamıştır. ‘Özgür Başkan’a para verdim’ veya ‘benden para istedi’ diyen bir kişi yoktur. Neden tutuklama istemiyle sevk edildiğimi anlayabilmiş değilim.” sözleriyle kendisini savundu. Kabadayı, ifadesinde, “Şerefim ve namusum için yaşıyorum. Şerefim ve namusum üzerine yemin ederim ki hiçbir usulsüz iş yapmadım. Benden habersiz yapan varsa da buradan Allah belasını versin diyorum” ifadeleriyle iddiaları kesin bir şekilde reddetti.

Avukat Ali Şafak’tan “Kumpas” İddiası

Söz konusu rüşvet görüntülerinde yer alan Avukat Ali Şafak ise hakimlik ifadesinde, 2025 yılı Mart ayında Şile Belediyesi’nde Danışmanlık sözleşmesi imzaladığını ve Belediye Başkanını sadece başkan olmasından ötürü tanıdığını, samimiyetinin olmadığını belirtti. Suçüstü halini kesinlikle kabul etmediğini ve kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti. Şafak, Mehmet isimli şahısla para talepli bir görüşmesinin olmadığını, tanıştıkları süreçte kendisine karşı husumet besleyen kişiler tarafından hakkında dedikodular çıkarıldığını söyledi.
Şafak, Mehmet ile görüşmelerinin yasal çerçevede projesi hakkında bilgilendirme amaçlı olduğunu, paranın kendisine rüşvet olarak verildiği anın ise sırtı dönükken, kendisinden habersiz bir şekilde aracının arka koltuğuna bırakıldığını öne sürdü. “Benim ne böyle bir talebim vardır ne de haberim vardır. Bu şahıs rüşvet verecekse dahi meselesi kat irtifakıyla ilgili olduğu için çözüm yeri tapudur yani bizimle bir alakası yoktur” dedi. DMD kas hastası olan 3,5 yaşındaki oğluna bakacak kimse olmadığı için serbest bırakılmayı veya ev hapsiyle salıverilmeyi talep ettiğini ve suçlamaları kabul etmediği için etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini dile getirdi.
Soruşturma, Şile Belediyesi’ndeki iddia edilen yolsuzluklarla ilgili ayrıntıları ortaya çıkarmaya devam ederken, Belediye Başkanı Kabadayı ve diğer şüphelilerin savunmaları sürecin seyrini belirleyecek. Gelişmeler oldukça kamuoyu bilgilendirilecektir.