Son zamanlarda sıkça gündeme gelen Şile Yaka Köyü’nde açılması düşünülen taş ocağı hakkında acıkmalarda bulunan Şile Ak Parti İlçe Başkanı Erdoğan Akgül, “Yeşili, masmavi denizi, ormanı ve doğal güzellikleriyle dopdolu bir ilçede yaşıyoruz. Yer üstünde böylesine güzel bir ilçede yaşarken, yer altı zenginliklerimizin de bazı dezavantajlarından da nasibini alan bir ilçeyiz” dedi.

Ak Parti Şile İlçe Başkanı Erdoğan Akgül, Yaka Köyü’nde açılması düşünülen taş ocağı hakkında basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirdi. “Yaka Mahallemize, Ağva Mahallemize, Şile’mize sahip çıkarken 72 km sahiliyle kumuyla ve İstanbul’umuzun tek mavi bayraklı denize sahip olması ve pandemiden dolayı bunalmış tüm İstanbullu hemşehrilerimizin ilçemize akın edeceği bilinciyle ev sahipliğini layıkıyla yapmaya çalışarak, esasen İstanbullumuza sahip çıkıyoruz” diyen Başkan Akgül; “Değerli basın mensuplarımız ve Yaka Mahallesi sakinlerimiz müsterih olun. Taş ocakları ile alakalı duruşumuz belli ve nettir” şeklinde konuştu.
“Her zaman köylümüzün yanındayız. Hem il müdürlükleri, hem de bakanlıklar nezdinde köylümüzün haklı davalarında gerekli takibi ve hassasiyetlerimizi şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz” diyen Başkan Erdoğan Akgül, şunları kaydetti: “Sayın muhtarım, değerli basın mensuplarımız, çok kıymetli Yaka Mahallemizin güzel insanları, değerli hemşehrilerim hepinizi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Cumanız mübarek olsun. Cumanın feyzi bereketi hepimizin ve hepinizin üzerine olsun. İlçe gündemimizi meşgul eden bir iki konuyla alakalı bugün Yaka Mahallemizdeyiz. Hepinizin malumu olduğu üzere çarşamba günü Şile Çevre Gönüllüleri Dernek Başkanı Nabi Evren Abi’mizin YAKA Mahallemizde taş ocağının açılması halinde çevreye vereceği zararlardan, etkilerinden ve de endişelerinden bahsettiği açıklamalarına şahit olduk.

Öncelikle çevreye duyarlılık konusunda hassasiyet gösteren başta Çevre Gönüllüleri Dernek Başkanı Sayın Nabi Evren Abi’mize, değerli basın mensuplarımıza ve her zaman her şeyin en iyisine layık olan değerli hemşehrilerime, Yaka Mahallesi sakinlerine teşekkür ederim. Yeşili ile masmavi deniziyle ormanıyla doğal güzellikleriyle dopdolu bir ilçede yaşıyoruz. Yer üstünde böylesine güzel bir ilçede yaşarken, yer altı zenginliklerimizin de bazı dezavantajlarından da nasibini alan bir ilçeyiz.
Her zaman söylediğimiz gibi, ülke ekonomisine çok büyük katkısı olan silis ve kil madenine, köy yerleşim yerlerine uzak olması, su kaynaklarımızı bozmaması koşulu ile yaklaşımımız malumunuzdur. Ancak taş ocağı gibi işletmelerin ilçemizde faaliyet göstermesine hem belediyemiz hem de teşkilatımız ile birlikte mücadele etmekteyiz. Nitekim bir Önceki Dönem İlçe Başkanımız ve şimdi Belediye Başkanımız olan İlhan Başkanımızın bu konudaki hassasiyetini çevreye olan duyarlılığını ve çalışmalarını takdir ediyor ve teşekkür ediyoruz.
Daha önceleri hem dere bölgesinde açılmak istenen taş ocağı ile alakalı Enerji Bakanı’mızı ilçemizde misafir ederek, hem de Değirmençayırı bölgesindeki açılmak istenen taş ocağı ile alakalı ne kadar çaba sarf ettiğini görmeyiniz duymayanız yoktur diye düşünüyorum. Aynı hassasiyeti aynı duruşu şimdi Yaka mahallemizde de göstermek için buradayız. Ve burada yaka mahallemizde taş ocağı açılmaması için belediyemiz ve teşkilatımız ile birlikte ilgili makamlarla irtibat halindeyiz. Yeni ruhsatlara olumlu rapor verilmemesi konusunda İl Çevre Müdürlüğü’müzün beyanatları mevcuttur.
Kıymetli basın mensuplarımız, Bizler Yaka Mahallemize, Değirmençayırı Mahallemize, Kervansaray Mahallemize, Ağva’mıza, Şile’mize sahip çıkarken esasen 16 milyon İstanbulluya sahip çıkıyoruz. Çünkü ilçemiz, İstanbul’umuzun su ihtiyacını karşılayan barajlara sahiptir. Yine Yaka Mahallemize sahip çıkarken aynı zamanda tüm İstanbullu hemşehrilerimize sahip çıkıyoruz. Çünkü ilçemiz, %80 i ormanlarla çevrili bir oksijen deposu yani İstanbul’umuzun akciğerleri olduğu bilinciyle sahip çıkıyoruz.
Çevreye duyarlılık noktasında hassasiyet gösteren duyarlı davranan herkese teşekkür ediyorum. Çok kıymetli basın mensuplarımız ve değerli hemşehrilerim. İlçe gündemimizi çokça meşgul eden ve geçtiğimiz günlerde Belediye Başkanı’mızında basın açıklamasında belirttiği üzere sarı alan diye tabir edilen yerlerle alakalıdır.

Belediye Başkanımız zaten gerekli açıklamayı isim vermeden açıkladılar. Bizler de isim vermeden bir iki hususa dikkat çekmek istiyoruz. Malumunuz olduğu üzere 1970’lerde orman sınırlarını belirlemek maksadıyla kadastro çalışmaları yapılırken ihtilaflı olan yani tapulu yer ile orman arsasında kalan ihtilaflı yerlerin tekrar ölçülmesi konusunda yeniden bir çalışma yapılmak suretiyle 49 mahallemizde süreç tamamlanmıştır. Ancak teşkilatımızla birlikte mahalle ziyaretlerimizde gördüğümüz sıkıntıları yani vatandaşımızın atasından dedesinden kalan yerlerin zilyetlerinde milli emlak ile ihtilafa düştüklerine şahit olduk.
Milli emlak zilyet hakkı iddia eden köylülerimizi mahkemeye vermek suretiyle, son 20 yıl arasız fasılasız kullanılmadığı gerekçesiyle köylümüzün haklarından mahrum bırakıldığına şahit olduk. Mahalle ziyaretlerimizde bizlere refakat eden sorumlu Milletvekilimiz Sn. Mustafa ATAŞ ile birlikte bu mağduriyeti Bakanlığımıza taşıdık. Ardından Çevre ve Şehircilik Bakanımızı ilçemizde misafir ederek bu konuların müzakeresini yaptık. Bakanımız sağ olsunlar, çok büyük inisiyatif alarak yeniden bir heyet kurularak hem mağduriyetlerin giderilmesi noktasında hem de açılan davaların durdurulması noktasında hem de tüm Türkiye ye şamil bir uygulama olabilecek kararların talimatını vermiştir.
Bu minvalde kurulacak olan yeni heyet ilk çalışmalarına bu pazartesi başlayacaktır. Bu heyette hem belediye, hem milli emlak hem de köylümüz olacaktır. Bizler köylümüzün bu haklı davalarında haklarını korumak için atasından dedesinden kalan yerlerin kendilerine ücretsiz olarak verilmesi noktasında çaba sarf ederken özellikle Akçakese Mahallemizde, kısmen de diğer mahallelerimizde usulsüz bir şekilde zilyet elde etme iddiaları ile karşı karşıyayız. Bizler bu iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağımızı asla gündemimizden düşürmeyeceğimizi ve iddiaları etraflıca araştıracağımızı, sarı alan diye tabir edilen bu yerleri hak etmeyen
kişilere verilmemesi noktasında tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyeceğimizi altından kim çıkarsa çıksın sonuna kadar mücadele edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Suskunluğumuz iddia sahiplerinin iddialarını siyasetin gölgesinde bırakmamak ve de siyaseti bu işe bulaştırmamak idi. Ancak gündemi değiştirmek algıyı başka yönlere çevirmek maksadıyla belediyemizin yatırımcı vasıtasıyla Akçakese sahilimizde yapılmak istenen nitelikli turizmi yalan haberlerle ve iftiralarla baltalamak suretiyle dikkatleri başka tarafa çekme oyunlarına şahitlik ettik. En son Salı günü değerli basın mensuplarıyla Akçakese sahilimizde yapılanları müşahede ettik.
İddia edildiği gibi kayaların oyulmadığını, denize ve çevreye zarar veren foseptik çukurunun olmadığını, beton kullanılmadığını ve de kullanılan malzemenin de sökülüp takılabilen bir malzeme olduğunu, ayrıca çevre konusunda tecrübesine, bilgisine güvendiğimiz Nabi Evren ağabeyimizin de ifadesiyle burada çevreye hiçbir şekilde zarar verilmediğini, endemik bitkilerin burada hiç olmadığını yerinde tespit ettik.
Buradan belediye başkanımıza da seslenerek bir mesaj vermek istiyorum. İyi parti ilçe başkanımızın mahallesine yapılan plajın aynısının tıpkısının benzerini başta kendi mahallem Doğancılı’ya ve de imkanlar nispetinde tüm sahillerimize uygulanmasını rica ediyorum. Bizleri yalnız bırakmayan siz değerli basın mensuplarımıza ve her zaman yanlarında olduğumuz Yaka Mahallemiz sakinlerine bizleri burada misafir ettikleri için teşekkür ediyorum.”
















