İstanbul iş dünyasının kalbi konumundaki İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) seçim rüzgarları sert esmeye başladı. Deniz Ticaret Odası (DTO) eski Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve denizcilik camiasının tanınan figürlerinden Kaptan Mustafa Can, İTO Başkanlığına aday olduğunu resmen ilan etti. Anadolu Yakası Seçim Koordinasyon Merkezi’nin kapılarını coşkulu bir törenle açan Can, mevcut İTO yönetimine yönelik liyakat, şeffaflık ve bağımsızlık odaklı eleştirileriyle seçimin fitilini ateşledi.

“Biz kimsenin sözcüsü olmayacağız, yalnızca tüccarın temsilcisi olacağız” diyen Kaptan Mustafa Can’ın öne çıkan mesajları şöyle şekillendi:
“Geminini Dümenine Liyakatli Bir Kaptan Geçiyor”
Açılışta kürsüden yapılan sunumda, piyasalardaki belirsizliklere ve “hepimiz aynı gemideyiz” söylemine gönderme yapılarak, İstanbul esnafını hedefine güvenle ulaştıracak liyakatli ve profesyonel bir kaptana ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Kürsüye alkışlarla davet edilen Mustafa Can, oda yönetimindeki tecrübesine dikkat çekerek iddialı açıklamalarda bulundu.
“İstanbul Ticaret Üniversitesi İTO’nun Sırtında Yük Olmayacak”
Deniz Ticaret Odası’ndaki görev süresi boyunca Piri Reis Üniversitesi’nin tüm borçlarını dört yıl içinde sıfırlayarak kurumu bir yük olmaktan çıkardıklarını hatırlatan Can, benzer bir reformu İTO bünyesinde de gerçekleştireceğini söyledi:
“Bugün maalesef İstanbul Ticaret Üniversitesi, liyakatli yönetimlerin iş başında olmaması sebebiyle İTO’nun üzerinde ciddi bir mali yük olarak duruyor. Söz veriyorum; DTO’da başardığımız mali disiplini ve başarıyı İTO’ya da getireceğiz. Kurumun her kademesine liyakat sahibi, dürüst isimleri getireceğiz.”
“Atatürk’ü İTO’da Hak Ettiği Yere Yeniden Çakacağız!”
Oda yönetiminde şeffaflığın kalmadığını, Cemile Sultan Korusu gibi iştiraklerin ne kadar zarar ettiğinin kamuoyundan gizlendiğini savunan Mustafa Can, kurumsal hafıza ve cumhuriyet değerleri üzerinden de mevcut yönetime yüklendi:
“1882 yılında kurulan bu odada ilk başlarda tek bir Türk tüccar dahi yoktu; Türkler ancak 1923’ten sonra bu yapıda yer bulabildi. Fakat bugünkü tabloya baktığımızda Mustafa Kemal Atatürk’ün resmini ne meclis duvarlarında ne de odanın ajandalarında görebiliyoruz. Biz, Atatürk’ü İTO’da hak ettiği yere yeniden çakacağız!”
“Ankara’yı Harekete Geçiren Güç Biz Olacağız”
Tüccarın ve esnafın yüksek faiz ve kredi bulamama gibi kronikleşen ekonomik sorunlarını Ankara’ya yüksek sesle duyuracaklarının sözünü veren Kaptan Mustafa Can, bağımsızlık ve bilimsellik vurgusu yaptı:
“Asla bir hükümet sözcüsü gibi hareket etmeyecek, sadece ve sadece doğruları haykıracağız. Biz ses çıkarmazsak Ankara adım atmaz; Ankara’yı harekete geçirecek dinamizm bizde var. Ayrıca İTO’nun açıkladığı enflasyon verileri gerçeği yansıtmıyor. Bilime ve istatistikçilerimizin bağımsızlığına saygı duyacağız, piyasanın gerçek rakamları neyse onu ilan edeceğiz. Biz büyük vakıfların ya da dev derneklerin değil; bakkalın, tekel bayisinin, tekstilcinin, doktorun, yani sokaktaki gerçek tüccarın sesi olmak için yola çıktık.”
Gözler 27 Ekim Akşamına Çevrildi
Avrupa Yakası’ndaki seçim ofisinin de yakında açılacağını müjdeleyen Kaptan Mustafa Can, açılıştaki yoğun katılım ve coşkuya atıfta bulunarak iddialı bir kapanış yaptı: “Bu coşkulu açılış adeta bir balkon konuşmasına dönüştü ancak bu henüz bir başlangıç. Gerçek balkon konuşmasını, zaferimizi ilan edeceğimiz 27 Ekim akşamı hep birlikte yapacağız.”














