Son Guncelleme05:14:16 AM GMT

Son Dakika Haberleri

Aldatmaca Olduğu Ortaya Çıkmıştır

e-Posta Yazdır PDF
100_3312

KESK’e Bağlı Büro Emekçileri Sendikası İl Temsilcisi Yüksel Arslan Dün Düzenlediği Basın Toplantısıyla, Maliye Emekçileri Kendi Arasında Bölünmelere Zorunlu Bırakıldığını Belirterek,Bu Ayrımlar Önce Gelir/Gider, Ardından Uzman Olan/Uzman Olmayan Şeklinde Başlamış, Şimdide Yeterlilik Sınavına Giren Uzman/Özel Sınava Giren Uzman Olarak Devam Etmektedir dedi.

ARSLAN; “Uzmanlık Uygulamalarının Tamamen Aldatmaca Olduğu Ortaya Çıkmıştır”

KESK’e bağlı kısa adı BES olan Büro Emekçileri Sendikası Karabük İl Temsilcisi Yüksel Arslan dün düzenlediği basın toplantısıyla,personel arasında ki ayrımın had safhaya ulaştığını belirterek,uzmanlık uygulamalarının tamamen aldatmaca olduğunu söyledi.
Yaşanan sıkıntılarla ilgili bir değerlendirme yapan Arslan”Sendikamızın 2005 yılında söylediği; “2005 yılı IMF kredi dilimlerinin açılmasının birinci şartı, Gelir İdaresi Yasasının çıkartılması ve devletin gelirlerinin IMF’ye teslim edilmesi, bir bütün olarak Maliye Emekçilerinin ayrımcı uygulamalarla tasfiye edilmesi olduğunu” bugün artık herkes kabul etmektedir.
Maliye Bakanlığı’nın IMF tarafından tamamen ele geçirilmesi ve vergi gelirlerine hakim olunması gayesiyle Gelir İdaresi Başkanlığı oluşturulmuş ve Maliye Emekçileri kendi arasında bölünmelere zorunlu bırakılmıştır. Bu ayrımlar önce, gelir/gider ardından uzman olan/uzman olamayan şeklinde başlamış, şimdide yeterlilik sınavına giren uzman/özel sınava giren uzman olarak devam etmektedir.

Maliye emekçilerini uzman olan/uzman olamayan şeklinde sanal bir statü ile bölen iktidar, aynı işi yapan emekçilere farklı ücret politikalarını hayata geçirmiştir.
İMF politikalarının bir uzantısı olarak tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında bir taraftan 4/B, 4/C vb. İş güvencesiz çalışma biçimleri Anayasal altyapısı olmamasına rağmen uygulamaya konulurken, aynı zamanda tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Uzmanlık adı altında tuzaklar ortaya konularak çalışanlar adeta birbiriyle karşı karşıya getirilmiştir.
Maliye Emekçileri olarak bizler, bu politikalara boyun eğmeyeceğiz!

Biz Maliye Emekçileri,
•    Eşit işe eşit ücret için,
•    Performans uygulamalarına hayır demek için,
•    İş güvencemizin yok edilmeye çalışılmasına dur demek için,
•    Sözleşmeli istihdama, kölece yaşam koşullarına hayır demek için,
Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bugün AKP hükümetini, Başbakanlığı, Maliye Bakanlığını, Gelir İdaresi Başkanlığını bir kez daha uyarıyoruz: Ayrımcı uygulamalarınızdan vazgeçin!
Aynı işi yapan emekçilerin aynı ücreti alması, tüm dünyada temel insan haklarından kabul edilirken, insan haklarına uygun davranın!
Gelir İdaresi Yasasının uygulanmaya başladığı 5 yıllık süreçte; işyerlerinde çalışma barışı bozulmuştur.
Çalışanlar “uzmanlık” tuzağı altında birbiri ile rekabete zorlanırken; AKP tarafından kamusal mal ve hizmetler sermaye kesimlerine peşkeş çekilmeye devam etmiştir.
Diğer taraftan, tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışanlar aleyhine yaygınlaştırılan Zorunlu Fazla Mesai, Öğlen Arası Çalışma gibi Esnek Çalışma Uygulamaları ile giderek İş güvencesini ortadan kaldırmanın altyapısını oluşturan benzer uygulamalar hayata geçirilmektedir. Kamu hizmetlerinin tasfiye edilme politikalarının bir parçası olan “uzmanlık” uygulamalarının, bir aldatmaca olduğu artık tamamen açığa çıkmıştır.
Tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan “Devlet …Uzmanı”, “Uzman” ve “Uzman Yardımcılarının” birleştirilmesi tartışmalarında hazırlanan taslak metin ile bu durum açıklıkla görülmektedir ki; aynı kurumda görev yapan uzman kadroları arasında bir ayrımcılık yaratılarak, emekçiler açısından tartışmalar sadece ücret ayrımcılığı noktasına boğulmaya çalışılmakta, taslakta emekçileri esas bekleyen tehlikeler yasalaştırılmak istenilmektedir. Bu taslakta, uzmanlara verimli çalışma ödeneği ve sözleşmeli statü getirilerek iş güvencesinin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.
Yine, Maliye Bakanı tarafından basına yapılan açıklamalarla Gelir İdaresinin Yeniden Yapılandırılacağı, farklı örgütlenmeler içerisine girileceği duyurulmaktadır. Bu yapılanmalar sadece IMF’nin taleplerini yerine getirmek için yapılırken Maliye Emekçileri bu yapılanmanın neresindedir? Maliye Bakanı, emekçileri ve emek örgütlerini yok saymaktadır. BES, maliye emekçilerinin sorunlarının çözümünde taraftır.
Buradan tekrar sesleniyoruz:
Bizler, bu kurumda yıllardır emek verenler, hepimiz yaptığımız işin UZMANIYIZ. Yıllardır bu devletin vergi gelirlerini bizler topluyoruz, çıkarttığınız vergi kanunlarını bizler uyguluyoruz, bizler işimizi en iyi şekilde yaparken kamu hizmeti ürettiğimizin farkındayız ve her birimiz yaptığımız işte birer uzman olarak insanca yaşayabilecek ücret istiyoruz!

Biz Maliye Emekçileri,
•    Aynı işi yapanlara aynı ücretin verilmesine engel olanlara,
•    Farklı ücret politikaları ile çalışma barışının bozulmasına,
•    Sözleşmeli statüyü hak gören tasarıların hazırlanmasına,
•    Performans uygulamalarına olur verenlere
karşı; uzman olan/uzman olamayanlar olarak bir bütün halinde dur diyoruz.
Maliye emekçilerini, ayrımcı uygulamalarınızla, performans modellerinizle, ücret farklılıklarınızla bölemezsiniz! Bizler tek yumruk olarak tüm ayrımcı politikalarınıza karşı mücadele edeceğiz! Dayanışma ilişkilerimizin bozulmasına izin vermeyeceğiz!
Haklarımız ve geleceğimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz!
Bizler biliyoruz ki, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”

MALİYE EMEKÇİLERİ OLARAK BİZLER,

•    Uzmanlık uygulamaları ile aynı işi yapanlar arasındaki ücret farklılıkları ortadan kaldırılmalı, aynı servislerde aynı sorumlulukla çalışanlara aynı ücret verilmesi,
•    Ek ücretlerimizin günün koşullarına göre yeniden belirlenmeli ve emekli aylıklarımıza dahil edilmesi,
•    VHKİ kadrosunun diğer kurumlarda olduğu gibi Maliye Bakanlığı çalışanlarına da sınavsız olarak verilmesi,
•    Performans Esaslı Yönetim, Kesintisiz Hizmet, Mükellef Hakları, Mükellef Odaklılık gibi uygulamalarla esnek çalışma koşullarının dayatılmasının kaldırılması,
•    Yeniden yapılanma adı altında çalışma ilişkilerimizin, iş güvencemizin ortadan kaldırılmasını engellemek,
•    Muhasebe birimlerinden başlayan başka kurumlarda görevlendirme ile tasfiye politikalarının hayata geçirilmesine dur demek,
•    Öncelikli olarak “uzman” kadrolarından başlatılması öngörülen sözleşmeli çalıştırma ve performansa göre ücret belirlemelerinin geri çekilmesi,
•    Rotasyon uygulamalarının bir cezalandırma ve baskı aracı olarak kullanılmasına son verilmesi,
•    Personel eksikliğinin giderilerek, yeni kadrolu personel istihdamı ile iş yoğunluğunun ortadan kaldırılması, şeklinde açıklamalara yer verdi.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark