Son Guncelleme07:12:58 AM GMT

Son Dakika Haberleri

SON DAKİKA HABERLERİ

Yapamazlarsa Aday Olmasınlar...

e-Posta Yazdır PDF

rafetttBelediye Başkanı Rafet Vergili Dün Yaptığı Açıklamalarla,Önce Kent Meydanı ve Daha Sonra Sırasıyla Yapacakları Projeler ve Üzerinde Hassasiyetle Durduğu Arıtma Tesisi,Hastane ve İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İle İlgili Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu.Rafet Vergili Olarak Seçim Döneminde Vaat Ettiği Projelerin Görev Süreci ve Verdiği Zaman Diliminde Tamamlanacağını Bildirerek, Bizim İçin Asıl Önemli Olan Arıtma Tesisi ve Biz Karabük Belediyesi Olarak 2010 Yılı İçerisinde Bu Projenin Tamamlanarak Halkımızın Temiz Su İçmesini Sağlamak İçin Hazırız.Ancak Bu Proje Henüz Başlamadı ve Bu Proje Dahil,Yapılacak Hastane ve İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinin Bu Yıl İçinde Tamamlanmadığı Takdirde Mevcut Milletvekillerinin Bir Daha Aday Olmamaları Konusunda Tavsiyede Bulunuyorum..Eğer  Aday Olurlarsa Mahalle Mahalle Gezip, Arıtma Tesisinin Neden Geciktiği,Yıllardır Yapılamayan Hastane Konularında Açıklamalar Yapıp Halkımıza Anlatacağım dedi.

VERGİLİ; 2010 YILI İÇİNDE 3 ÖNEMLİ YATIRIMI YAPAMAZLARSA ADAY OLMASINLAR…

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili dün basın mensuplarına sert açıklamalarda bulunarak,Milletvekillerine seslenerek,özellikle Halka söz verilen Arıtma Tesisi,300 Yataklı Hastane ve İstihdamın sağlanması için İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projelerinin bu yıl sonuna kadar bitirilip hizmete girmemesi halinde mevcut milletvekillerinin bir daha aday olmaması gerektiğini belirterek, aday oldukları takdirde ise bu yapılamayan ve geç kalınan 3 önemli projelerle ilgili mahalle mahalle gezip halka anlatacağını duyurdu.

Vergili,seçim öncesi kendisinin açıkladığı projelerde hiçbir aksama olmadığını ve bütün projelerin verilen süre içinde tamamlanacağını da belirterek ilk olarak Kent Meydanı ile ilgili yaptığı açıklamada, Bizim gördüğümüz kadarı ile 100 Evlerin yıkılması durumundan  vatandaşlarımızın çoğu memnun Bizim amacımız her yönü ile Karabük’e kent meydanının kavuşturmak. Tarihi bina yıkıldı diye söylentiler olur buranı tarihi bina olduğunu tartışmamıza bile gerek yok. Bazı şeylerin üzerine tartışılır ama tarihi olup olmadığı konusunda hiç tartışmaya gerek yok. SOF Binasını yıktıran koruma kurulunun 100 Evler ile ilgili bazı şeyleri yapmaya gitmeleri ve bu şekilde çaba göstermeleri bana göre tamamen abes bir şey. Karabük 73 yıllık bir şehir. Buradaki binalar Cumhuriyet tarihini yansıtacak mimari özelliği taşıyan binaların sayısı belli. Koruma Kurulu Karabük’te bu envanterini bile tamamlayamamış.

Karabük’te yüzlerce bina yıkıldı o zaman koruma kurulu neredeydi? Burada siyasi bir amaç yok diyorlar, siyasi amaç yokta ne var. Karabük sevdası mı var ? Karabük sevgisi mi var? Karabük sevgisi varsa Karabük bu hale gelmezdi.Bakın Oto parkıyla, Cevizkent bölgesinden gelen dere yatağı,yani bu bölgenin alt yapısını tamamlayarak Kent Meydanını tamamlayacağız. Bu proje için çok geniş uzman bir ekip çalışmalarına başlayacak ve çok güzel bir meydan oluşturulmuş olacak.

ARITMA PROJESİ ÇOK ÖNEMSEDİĞİMİZ BİR PROJE
Safranbolu’daki arıtma olayı ile ilgili benim kimse ile kavgası olmadığını belirterek bu konuda da bir açıklama yapan Vergili, Ben Karabük ve Safranbolu’nun menfaati için konuşuyorum. Ankara’da Devlet Su İşleri’nde  arıtma tesisi ile ilgili verilen brifingde üç milletvekilimiz, Safranbolu Belediye Başkanı ve belediye başkan yardımcımız Ezgi hanım vardı. Mevut yer tarla vasfında olan bir yer. Buranın kamulaştırma bedeli en fazla 50 bin TL çıkar. Mahkeme kararı ile 75 bin TL’ye çıkar. DSİ buna göre hazırlığını yapmış, bu yere göre proje çalışmasını yapmış. Bu işin sadece proje çalışması 500 bin TL civarındadır. Yok orada hazine yeri varmış devlet zarara uğramasın diyorlar. Sadece yeri yer için proje revizyonunda devletin 200-250 bin TL para ödemesi lazım. Bu durumda devlet zarara uğramamış mı oluyor ? Bir tarafta kamulaştırma 50 bin veya 75 bin TL, öbür tarafın proje revizyonu 250 bin TL. Bu durumda devlet zarara uğramamış mı oluyor? Benim üzüldüğüm nokta şu demagojilerle iş yapılmaya çalışılıyor. Siyasi rant hesapları ile iş yapılmaya çalışılıyor. Yok Rafet Vergili kava ediyor deniliyor. Eğer sen istismar ediyorsan, demagoji yapıyorsan ben bunun kavgasını yapıyorum. Yoksa, sen orayı mevzi imara açmışsın açmamış beni ilgilendirmez. Beni tek şu ilgilendiriyor bu arıtma tesisi ile ilgili Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili olarak, milletvekilleri Mustafa Ünal, Mehmet Ceylan ve Cumhur Ünal olarak şunu söylemedik mi 2010 yılının sonunda Karabük ve Safranbolu halkının arıtma suyunu kullanacağını söyledik. Karabük halkının bizim suyumuz niye gelmedi diye bana bu  hesabı sorması lazım.Bu hesabı milletvekillerine sorması lazım. Burada biz Karabük Belediyesi olarak mağduriyetimizi belirttik bunu böyle niye yapıyorsunuz diye, biz burada bir isyanımızı belirttik. Biz Karabük halkına söz verdik 2010 yılı sonunda arıtma suyunu içereceğiz dedik. Eğer 2010 yılı sonunda Karabük halkına arıtma suyunu içiremez isek bunun hesabını ben milletvekillerine soracağım. Seçimlerde sokak sokak, mahalle mahalle yürüyeceğim bunu halka anlatacağım. Karabük’lülerin bu suyun hesabını bize sorması lazım. Su arıtma programı bir hükümet programı belediye de bunun borcunu ödeyecek. Bizde bu işin içerisinde yok değiliz ki. Arıtmanın borcunu Karabük Belediyesi ödeyecek. Biz şunu söyledik basit bir arıtma tesisi değil en güzel arıtma tesisini kuralım dedik. Herkes bu dediğimizi ilgili ile karşıladı. Vatandaştan zaten su parasını topluyoruz. Bütün basın mensuplarının bu konuya sahip çıkacağı yere biz 2010 yılı sonunda suyu istiyoruz diyeceğine, Karabük Belediyesi ile Safranbolu Belediyesinin arasında kavga var dendi.

Vatandaşımız bu işin cevabını bir veya bir buçuk yıl sonra çok iyi verir. Benim için üç konu var çok önemli olan. Birincisi arıtma yapacağız dediler. 2010 yılı sonunda bu sudan hep beraber içecek miydik. Bunu üç milletvekilimizde söyledi sözlerini yerine getirsinler Safranbolu Belediyesi ile kim oynarsa oynasın. İkinci konu hastane bizim için çok önemli bur konu hastane konusunu da halletsinler. Üçüncü konu istihdam için sanayi bölgesi. Karabük’te bu üç meseleyi halletmeyen aday olmaya yeltenmesin. Hastanenin temelini attık falan demeyecekler, bitirecekler. İki yıldan beri temel atıyoruz, inşaat dediğin en fazla bir buçuk yıl içerisinde bitiyor. Bu üç konu bitmeden aday falan olmayacaklar, onlar orada konuşacak bende karşılarında konuşacağım. Bu üç konuda devlet programında bu program tamamlanacak bizde kendi programımızı tamamlayacağız. Herkes Rafet Vergili bunu niye böyle söyledi, bu niye böyle, niye herkesle kavga ediyor. Ben niye herkesle kavga edeyim ki, hep beraber söz verdik, 2010 yılının sonunda arıtmadan su içireceğiz diye. Ben Karabük Belediye Başkanı olarak elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ne isterlerse de yaparım dedi.

DDY ARAZİLERİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR
Diğer yandan Şehir içini ortadan bölen ve yıllardır gazetemiz sütunlarında da defalarca yer alan ve büyük bir sorun halinde bulunan Devlet Demir Yolları arazileri ile ilgili de açıklama yapan Başkan Vergili,Karabük Belediyesi olarak bu büyük sorun ile ilgili de yakından ilgileniyoruz.Bu konuda Devlet Demir Yolları yetkilileriyle sürekli olarak temas halindeyiz.Bu bölgenin öncelikle yeşil alan ve daha sonra kesin çözüme kavuşmasını istiyoruz.Bunun içinde ciddi çalışmalarımız sürecek şeklinde açıklama yaptı.

Vergili son olarak ise,mahallelerde ki bütün sorunlar başta olmak üzere,alt yapı çalışmaları ve vaat edilen tüm sorunların zamanında bitirileceğini söyledi.

100 Evler Tarih Oldu...

e-Posta Yazdır PDF

100_evler3 Nisan Demir-Çelik işletmelerinin temellerinin atılmasından sonra 1942 yılında yapımına başlanan 100 evler dün tamamen yıkılarak resmen tarih oldu.

Bir nevi 1 Nisan şakası şeklinde değerlendirilen yıkım çalışması sabahın çok erken saatlerinde gerçekleştirildi ve Karabük Belediyesine ait araçlarla bölgede bulunan evler ve ağaçlar tamamen yıkıldı.Bu yıkımın gerçekleşmesiyle birlikte Karabük Orman İşletmesine bağlı yetkililer bölgede bulunan ağaçlarla ilgili tutanak tuttular.
100 Evlerde sona eren yıkım çalışmalarıyla birlikte sürdürülecek hafriyat çalışmalarının tamamlanması sonucunda Modern  Kent Meydanı düzenlemesinin 2010 yılında hizmete gireceği belirtildi.

Dünkü yıkım çalışmalarıyla ilgili belediye yetkililerince bir açıklama yapılmazken,Ergenekon mahalle muhtarı Sabahattin Çorbacı bir değerlendirme yaptı.

Çorbacı 100 evlerin yıkımı ve yapılacak Kent Meydanı düzenlemesine dair yaptığı açıklamada”Burası yıkılacak, park yapılacak, Kent Meydanı yapılacak, şunlar yapılacak, bunlar yapılacak diye konuşuluyordu. Neticede Belediye Başkanı Rafet Vergili göreve geldiği zaman Kardemir’le yapmış olduğu anlaşmalarla burayı Kent Meydanı haline getirmek için anlaşmaları sağladılar. Şu anda gördüğünüz gibi tarih artık diyoruz ama, tarihinde yüzyılı var onu da çok iyi biliyoruz. Burada aileler oturdu ama bunlar da maddi imkansızlıklar nedeniyle burada oturdular. Yoksa buralarda oturulacak gibi bir durum yoktu. Çünkü evlere rutubetten, kokudan girilmiyordu. Yıkıldı da iyi mi oldu denecek olursa, tabi iyi olmadı ama şu anda gerçekten bir Kent Meydanı yapılacak ise şu anda gördüğünüz şekliyle yıkık virane haliyle bile çevrenin nasıl bir güzelleştiğini, nasıl açıldığını kendimiz görebiliyoruz ama, ben  Belediye Başkanımızı Karabük’te çalışmalarından dolayı kutluyorum. Şu anda yıkıyor ama bunun bir de yapımı var. İnşallah Karabük’e yakışacak şekilde bir meydan olacağına inanıyorum. Kent Meydanı dediğiniz zaman biz anlıyoruz ki çocuk bahçeleri, beysbol sahaları, voleybol sahaları şunlar, bunlar diye düşünebiliyoruz ama bunları geçelim de artık. Burası bir gecede veya iki gecede yıkıldıysa veya bir hafta içersinde yıkıldıysa burasını bırakalım da Belediye yetkililerine Mimarıyla, her şeyiyle dört dörtlük Karabük’e yakışacak bir şekilde bir meydan yapılsın.İnsan oğlunun bir huyu var her şeyin arkasında bir şeyler arıyoruz, yorum yapmaya çalışıyoruz. Halk olarak, insan olarak bu kapasiteye sahibiz. Bunlara gerek yok. Burası şu hale gelmiş bundan sonrasını bırakalım da Karabük Belediyesine mi yardımcı olacağız, kimlere yardımcı olacaksak olalım da gerçekten Karabük’e yakışır bir meydan olsun.
Muhtarlığımız yıkıldı. Karabük Merkez Ergenekon Mahalle Muhtarlığımız Gaziler Derneğinin yan tarafında bulunan Kültür Parka taşıdık. Şu anda geçici olarak orada hizmet vereceğiz. Daha sonra belediye tarafından yapılacak Muhtarlık binamıza taşınacağız. Bu meydan için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” açıklamalarına yer verildi.

İstifa Ettiğini Bildirdi

e-Posta Yazdır PDF
alpboaKarabük İletişim Derneği Başkanı olarak Karabük Kent Konseyi Üyesi olduktan sonra, ihaleleri izleme üyeliği ve daha sonra komisyon üyeleri tarafından komisyon başkanlığına seçilen İlhan Alpboğa dün yaptığı yazılı açıklama ile görevinden istifa ettiğini duyurdu.

İstifa gerekçesi ile ilgili bir değerlendirme yapan Alpboğa, Karabük’te yayın yapan bir TV ve radyo hariç,  diğer radyo televizyon kuruluşları  ve internet haber siteleri ile haber ajansı temsilcilerinin  üyesi bulunduğu Karabük İletişim Derneği Başkanı olarak Karabük Kent Konseyi Üyesi oldum.
Kent Konseyinin ilk toplantısında Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili’nin isteği ile oluşturulan ihaleleri izleme komisyonu üyeliğine ve bu komisyon tarafından da komisyon başkanlığı görevine getirildim.
Birileri ısrarla kabul etmek istemese bile 5393  sayılı Belediyeler Yasa’sının 76 ncı maddesi gereğince komisyon, Kent Konseyi Başkanı aracılığı ile Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili’nin özel isteği doğrultusunda Belediye’ye bazı dosyaların incelemeye açılması konusunda çağrıda bulunmuş, gerisi medyaya da yansıdığı gibi sanki benim komisyon başkanı sıfatımla özel bir hınç alırcasına bazı ihale dosyalarını incelemek isteğim gibi art niyetli görevliler ve bazı meslektaşlarımızca aktarılmaya kalkışılmıştır.
Karabük’ün sürekli küçülen ve daralan bir şehir haline geldiğini gören, düşünen ve düşüncelerini her platformda kim ne dermiş düşüncesi taşımadan ifade edebilen bir insan olarak Karabükümüzün geleceğini de düşünerek daha fazla tartışmalara malzeme olmamak ve edilmemek üzere Dernek üyelerimiz ve yönetim kurulumuzun da bilgileri dahilinde Kent Konseyindeki İhaleleri izleme komisyonundaki görevlerimden istifa ettiğimi bildiriyorum.
Karabük’te bir zihniyet devrimi yapmak ve Karabük’ü kentleştirme sözü ve planı ile yola çıkan Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili’nin konu ile ilgili son açıklamasını seçilmişlerin demokrasiye inanıcını ve nezaketini ortaya koyan bir tavır olarak değerlendiriyor,  kendilerini seçilmişlerin üzerinde gören köhnemiş, inatçı memur zihniyetinin de Belediye Başkanı Sayın Rafet Vergili’nin zarif hareketi ile hizaya geleceğini umut ediyorum.
Karabük’te özellikle belediye üzerinden kavga çıkarmak isteyenlerin ve yol almış 2014 projelerini akamete uğratacaklarını sanan yaren görünümlü yılanların da avuçlarını yalayacaklarını açıklıkla ifade ediyorum dedi.

Gündemde Seçimler Vardı

e-Posta Yazdır PDF

100_3385İl Genel Meclisi 2010 yılı Nisan ayı toplantısı dün İl Genel Meclisi Başkanı Hüsnü Özcan Başkanlığı’nda İl Özel İdare Binası İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda yapıldı.

İl Genel Meclisi Toplantısı’nda görev süreleri sona eren komisyon üyelikleri  için yeniden seçim yapıldı.
Hüsnü Özcan’ın başkanlığında start alan İl Genel Meclisi Nisan ayı toplantısında bir açılış konuşması yapan Başkan Özcan “ Bir yıldır İl Genel Meclisi’nde görev yapıyoruz. Bir yıl boyunca hep birlikte çok güzel işler başardık. Meclise gelişimizin üzerinden 1 yıl geçmesi nedeniyle komisyon üyeliklerimize yeniden seçim yapılacaktır” dedi.
Özcan’ın açılış konuşmasından sonra 5 İl genel meclisinden oluşan İl Daimi Encümen Üyeliği  seçimi yapıldı. Gizli oylama ile yapılan seçim sonunda Ahmet Sözen, Ergün Özgün, İsmet Alııcı, Ahmet Koç ve Recep Başdağ 1 yıllık süre ile İl Daimi Encümen Üyeliğine  seçilirken, İhtisas Komisyonuna ise 7 kişiden oluşan Hüsnü Özcan, Mehmet Kasapoğlu, Mehmet Ören, Ahmet Karabacak, İsmet Alıcı, Ahmet Koç ve Muharrem Öter getirildiler.

Dünkü İl Genel Meclisi toplantısında İmar Bayındırlık Komisyonuna Hasan Yıldırım, Recep Başdağ, Musa Şerefli, Ali Tekin, Hüsnü Özcan, Ergün Özgün, Ahmet Koç,

Çevre Sağlık Komisyonuna Ergün Özgün, Recep Başdağ, Ahmet Koç, Mehmet Kasapoğlu, Ahmet Sözen,

Eğitim Komisyonuna Muharrem Öter, Mehmet Ören, Ahmet Sözen, Mehmet Kasapoğlu, İsmail Alparslan,

Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonuna Mehmet Kasapoğlu, Mehmet Oğuz, Musa Şerefli, İsmail Alpaslan, Recep Başdağ,

Gençlik Spor Komisyonuna Ahmet Sözen, Recep Başdağ, Seyfettin Dinken, Ergün Özgün, Musa Şerefli,

İdari İşler Komisyonuna Seyfettin Dinken, Musa Şerefli, Mehmet Ören, Hüsnü Özcan, İsmail Alpaslan,

Tarım Komisyonuna İsmet Alıcı, Ergün Özgün, Seyfettin Dinken, İsmail Alpaslan, Muharrem Öter seçildiler.

Bu seçimlerle birlikte  gerçekleşen İl Genel Meclisi toplantısında mevcut komisyonlara 2 yeni komisyon daha ilave edilmesi kararı oy birliği ile kabul edilirken, bu komisyonların ise Köylere Yönelik Hizmet Komisyonu ve Meclis Kararlarını Takip ve İzleme Komisyonları olduğu belirtildi.
Yapılan seçimlerde Köylere Yönelik Hizmet Komisyonuna Hasan Yıldırım, Muharrem Öter, Mehmet Ören, Ahmet Sözen, İsmet Alıcı,

Meclis Kararlarını Takip ve İzleme Komisyonuna ise Seyfettin Dikmen, Ergün Özgün, İsmail Alpaslan, Ahmet Sözen ve Recep Başdağ getirildiler.

Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte bir değerlendirme yapan İl Genel Meclisi Başkanı Hüsnü Özcan “ Tüm komisyon üyeliklerimizi oy birliği ile seçtik. İl Genel Meclisimiz çok uyumlu bir şekilde çalışıyor. Bunda sonra da bu şekilde çalışacağını tahmin ediyorum. 1 yıl daha komisyon üyeliklerine seçilen tüm arkadaşlarıma görevlerinde başarılar dilerim” ifadelerine yer verdi.

Demirel'den Açıklama...

e-Posta Yazdır PDF

fadllKardemir A.Ş Genel Müdürü Fadıl Demirel Dün Bir Basın Toplantısı Düzenleyerek Çarpıcı Açıklamalara Yer Verdi. Kardemir’in Geldiği Son Durum ve Güncel Olaylarla İlgili Açıklamalarda Bulunan Demirel, Kardemir’in Yaşanan Ekonomik Sıkıntıya Rağmen Durumunun İyi Olduğunu Belirtirken, Son Günlerde Gerek Kardemir ve Gerekse Kardemir Yönetimi Hakkında Yapılan Suçlamaları Yanıtladı. 2002-2003 Yıllarında ki Kasası Boş Bir Kardemir’den Bugünlere Gelindiğini Belirterek Bir Değerlendirme Yapan Genel Müdür Demirel; ”O Yıllarda Herkes Kaçacak Delik Arıyordu. Ne Zaman Kardemir Yukarı Doğru Dikilir, Şahlanmaya Başlar, İşte O Zaman Kardemir Üzerinden Hesaplar Yapılır.Atlar Tepişirken, Eşekleri Öldürmenin Bir Anlamı Yok dedi.

DEMİREL; “Kardemir’de Herşey Kanun, Nizam ve Mevzuata Uygundur”

Kardemir A.Ş Genel Müdürü Fadıl Demirel dün düzenlediği basın toplantısıyla Kardemir’de gelinen son nokta ve son günlerde başta Kardemir’in satış politikası olmak üzere yapılan suçlamaları değerlendirdi.
Öncelikle yaşanan ekonomik kriz döneminde Kardemir’in de sıkıntıya girdiğini ancak kısa,orta ve uzun vadeli alınan tedbirlerle şu anda gelinen noktanın iyi olduğunu vurgulayarak konular hakkında açıklamalarda bulunan Demirel,2008 yılında iyi bir karımız vardı ancak,2009 yılında zarar ettik.Gelinen bu noktada ise son günlerde demir fiyatlarının artmasıyla birlikte uçağımızın burnu aşağıya değil,yukarıya doğru kalktığını söyleyebiliriz.
Bununla birlikte Kardemir’de Oksijen fabrikası,15 MB Enerji Tiribünü,Gaz Deposu,50 MB Enerji Santrali,Sinter Yatırımı ve Çevre yatırımlarımızla birlikte irili ufaklı yatırımlarımız devam ediyor.Yine Ray ve Profil haddehanemizin kapasitesi % 95 seviyelerine çıktı ve Suriye’ye ikinci parti ray sefkiyatımızı da yakın bir tarihte gerçekleştireceğiz dedi.

GELDİĞİM GÜNDEN BERİ SATIŞ POLİTİKASI ELEŞTİRİLİYOR
Toplantının ikinci bölümünde özellikle satış politikası konusunda yapılan eleştirileri cevaplandıran Genel Müdür Demirel,geldiğim günden beri gündemde olan satış politikası konusunda iddialar var ve ilk defa böyle bir açıklama yapıyorum.
Bilindiği gibi Kardemir zor şartlardan doğarak geliyor.Bir zamanlar fabrika yapan fabrika konumunda olan ve 18 bin kişiyle çalışan Kardemir tabi ki yıllar sonra yoruluyor ve 1995 yılında yöre halkına 1 lira karşılığında veriliyor.Bu süreçle birlikte kendini yenilemeye başlayan Kardemir’de 2001-2002 kriziyle birlikte bugün yarın kapanacak sürecine geliniyor.Bu dönem 2003 yılından itibaren yeni bir yönetim ile yöre halkına ve sanayicilere dönülerek finansman için hisse senedi blokesi isteniyor.2005 yılından önce yaşanan bu gelişmelerle ilgili üretimin % 50’sinin hisse senedi blokesi eden firmalara verilmesi ile ilgili satış politikası SPK’ya soruluyor.Tabi bu dönemlerde Kardemir’e hiçbir kredi verilmeyişi de bu olayların cereyan etmesine sebep oluyor.SPK’dan gelen cevap ise kamuoyuna duyurun şeklinde oluyor.İşte bu gelişme ile birlikte Kardemir Hürriyet,Sabah ve Dünya gazeteleri aracılığı ile durumu ilan ediyor.Bu SPK izniyle yapılan ilan ile birlikte 22.04.2005 tarihinde yöre sanayicilerinin de katılımıyla toplantılar yapılıyor.Bu toplantılarda siz bu uygulamadan vazgeçin biz teminat mektubu verelim önerisi gündeme geliyor.Ancak bu taahhütler bir türlü yerine getirilemiyor.Bu gelişmeler üzerine 27.05.2005 tarihinde Kardemir genel kurulu yapılıyor ve bu uygulamanın yapılabilmesi için yönetim kurulu genel kuruldan yetki alıp, bu uygulamanın yapılması için ilana çıkarak hisse senedi blokesi için duyuru yapıyor.Bu duyuru karşısında toplam 46 kuruluş bu duyuruya olumlu cevap vererek hisse senedi rehine veriyor.Daha sonra yapılan çalışma ile 46 kuruluşla ilgili yeni satış politikası uygulanmaya başlıyor ve bu uygulama 6 yıldır devam ediyor.Tabi bu külfet karşısında bu firmalara avantaj sağlanıyor.Şu unutulmamalıdır ki bu külfetle Kardemir krediler alarak yatırımlar yapıyor.Bu uygulama kurum kültürü haline gelmiş ve resmi organlarca belirlenmiş bir satış politikasıdır dedi.

BİR TAKIM KURUM VE KURULUŞLARIN İŞİNE GELMEYEBİLİR
Genel Müdür Demirel’in bu uygulamanın belli bazı kurum ve kuruluşların işine gelmediğine dikkat çekerek,Gelinen noktada birçok insan töhmet altında bırakılıyor.Bu insanlara haksızlık yapılıyor ve ben bunlara asla müsaade etmeyeceğim.34 yıllık meslek hayatımda hep haktan,adaletten yana oldum.Kardemir’in gelişimi göz önünde bulundurulursa herkesin elini vicdanına koyması lazım.Diğer yandan bu uygulamalar mahkemeye verilmiş ancak ilgili mahkemeler uygulamanın yanlış olmadığı yönünde kararlar vermiştir.Bizler hukuk çerçevesinde olabildiğince yanlış yapmadan Kardemir’i ayakta tutmanın çabasını veriyoruz.Benim istirhamım Kardemir ayakta durmaya çalışırken,bu mücadeleyi veren herkese saygı duyulmasıdır.2001-2002’de kasası boş bir Kardemir’den bugünlere gelinmiş bir şirket var ortada.O dönemde herkes kaçacak delik ararken,ne zaman Kardemir yukarı doğru dikilirken,şahlanmaya başlarken o zaman Kardemir üzerinden hesaplar yapılıyor.Hiç kimse merak etmesin ki burada bir sorun olursa ilk önce bunun sorumlusu benim.Burada her şey mevzuata uygun işliyor. İfadelerine yer verdi.

BİZİM BU ŞEHRE KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ VAR
Son olarak Kardemir A.Ş’nin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Karabük şehrine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeye devam edeceğini söyleyen Demirel,bakın Kardemir Karabükspor’a her şeye rağmen katkılarımız sürüyor ve kulübümüzün geldiği nokta ortada.Yine Karabük üniversitesine yeni binalar taahhüdümüzü yerine getirme noktasında yaklaşık 5 milyon TL’yi geçen İktisadi ve İlimler Fakültesinin temelini atacağız.Kardemir önümüzde ki dönemde çok daha ciddi yatırımlarla çok daha iyi durumlara gelecektir.Bu durumda” Atlar Tepişirken, Eşekleri Öldürmenin Bir Anlamı yok” şeklinde açıklamalara yer verdi.

Modern Yurtlar İnşaa Edilecek

e-Posta Yazdır PDF

YURTKUR1Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) 810 no’lu Yönetim Kurulu toplantısını Karabük Üniversitesinde gerçekleştirdi.

Genel Müdürü Hasan Albayrak,  hafta içinde Milli Eğitim Komisyonunda görüşülecek olan yasanın kanunlaşması sonucu TOKİ’ye 2 yılda 60 bin kişilik yeni ve modern yurtların yaptırılacağını söyledi.Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) 810 no’lu Yönetim Kurulu toplantısı için Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özen, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan, Maliye Bakanlığı BÜMKO Daire Başkanı Mustafa Koç, Öğrenci temsilcisi Fatma Pınar Aktaş, YURTKUR Genel Müdürü Hasan Albayrak, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Naim Çoban, Yurt İdari ve İsletme Dairesi Başkanı Halim Akpınar, İdari İşler Daire Başkanı Tacettin Tunca, Yurtkur Özel kalem Müdürü Sarap Özgün Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ı ziyaret etti.

Ziyaret sırasında gazetecilere açıklama yapan YURTKUR Yönetim Kurulu Başkanı ve KTÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen, Yurtkur’un Türkiye’nin belki de dünyanın en büyük konaklama hizmetlerini veren  bir müessese olduğunu ifade ederek, “ Yurtkur Üniversiteler ile işbirliği içersinde çalışmaktadır. Zaten Kredi Yurtlar Yönetim Kurulunun da yapısı ona göre oluşmuştur. Üniversite rektörüleri ve üniversite temsilcilerinden 3 kişi seçilir. Bunun haricinde Maliye ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın temsilcisi mutlaka bulunur. Demokratik katılımla ziyadesiyle önem verdiğimizden bizim yönetim kurulunda öğrencileri temsilen bir öğrenci üyemiz vardır. Bugüne kadar büyük yol kat ettik. Kredi Yurtlar eski Kredi Yurtlar değil.  Ama ileride daha iyi olacaktır” dedi.

Burada sadece yönetim kurulu toplantısını yapma düşüncesinde de olmadıklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. İbrahim Özen, “ Buradaki yerel problemleri, öğrencilerin problemlerini özellikle tespit etmek istiyoruz. Öğrencilerin taleplerini değerlendirmek suretiyle yeni atılım ve yatırımların yapılması her zaman gündemde olacaktır. Şuan ne kadar yurt yaparsak o kadar yurt ihtiyacımız var. Ancak şuan Yüksek Öğretim öğrencilerin yurt problemini hallediyoruz. Sadece yurt kalitesini halletmeye çalışıyoruz. Bundan sonra yaptığımız yurtlarda 8-10 kişilik odalar yapmıyoruz. Ya bir yada 3 kişilik yurtlar yapıyoruz” diye kaydetti.

“OCAK AYINA KADAR ARTIŞ YOK”

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Genel Müdürü Hasan Albayrak, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Fen Edebiyat Fakültesi binasında yapılan YURTKUR Yönetim Kurulu

toplantısından önce gazetecilere yaptığı açıklamada, başbakanında talimatı ile son 6 yıldır 1 ve 3 kişilik modern yurtlar yaptıklarını söyledi.

Genel Müdür Albayrak, yurtları artık yazları halka açacaklarını da söyleyerek,” Yurtlarımız son 6 yıldır vatandaşlarımızın hizmetinde. Başka bir şehirden gelen vatandaşımız bu yurtlarda kalabilecektir. Bunun yanında bugün Karabük Üniversitesinin çok hızlı büyümesinden dolayı buraya yeniden bir  500 yataklı yeni bir yurt yapma düşüncemiz oluşuyor. Bugünkü toplantının ardından bunu inceleyip önümüzdeki yıl programa almayı hedefliyoruz” dedi.

Öğrencilerin kredi veya burs fiyatlarında Ocak ayına kadar bir artış olmayacağını ancak Ocak ayında yapılacak toplantı ile bunun belli olacağını da kaydeden Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

2006 yılından 960 bin öğrenciye burs ve öğrenim kredisi veriyoruz. Kredi Yurtlar Kurumu Sosyal Devlet anlayışını Üniversite gençliğine yansıtmada çok yol almıştır. Bu yeterli mi? değil. Bütün çabalarımız yeterli hale getirmektir. Daha önce öğrenci olup işe başlayan öğrenciler kredilerini geri ödüyor. Çalışmayanlar ise dilekçe verip onların borçlarını erteliyoruz. 960 bin öğrenciye öğrenim kredisi ve burs veriyoruz. 550 bin civarında öğrenciye katkı kredisi veriyoruz.  Son 7 yıldır müracaat eden öğrenciler durumlarına göre ya burs yada öğrenim kredisi alıyor. Müracaat eden bütün öğrencilere katkısı kredisini ödüyoruz. Kredi Yurtlar Kurumu son yıllarda Sosyal Devlet anlayışını hızlı bir şekilde yerine getiriyor. Diğer yandan Perşembe günü Milli Eğitim Komisyonunda yurt binalarını TOKİ’ye yaptırmak üzere düzenlenen kanun geçerse hızla yeni yurtların yapımına başlanacak.  2 Yılda TOKİ’ye 60 bin kişilik yurt yaptırıp 6-7 yılda parasını geri ödemeyi planlıyoruz. İnşallah bu yasa geçip kanunlaşır diye düşünüyoruz.”

Düzenlenen Törenle Sertifikalarını Aldılar

e-Posta Yazdır PDF

sertifikaValilik başta olmak üzere, Karabük Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi, Mesleki Eğitim Merkezi, İŞKUR, KTSO, KESOB ve AcademyTech firması işbirliği ile açılan kursu başarı ile tamamlayan 16 kursiyer törenle sertifikalarını aldı.

Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen törene Vali Nurullah Çakır, Vali Yardımcısı Halil Canavar, Belediye Başkan Yardımcısı Metin Başkaya, TSO Başkanı Pehlivan Baylan, İŞKUR Müdürü Feridun Karataş, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Beşler, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Burhanettin Aslan ve diğer Daire Müdürleri katıldı.
Törende Kursiyer öğrenciler adına Esra Özgen bir konuşma yaparak, kursun açılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, kurs sayesinde daha donanımlı hale geldiklerini, Karabük’ün bileşim gençleri olarak Karabük’ü en iyi şekilde temsil edeceklerini söyledi.

AcademyTech firması Genel Müdürü Özcan Yıldız ise konuşmasında,  kursun açılmasında destek veren herkese teşekkür ederken, “Hiçbir maddiyat gözetmeksizin eğitim vermeye, gençlerimizi Bileşim teknolojilerinde uzman yapmaya çalıştık. Bugün 16 kursiyer arkadaşımız sertifikalarını alacaklar. Arkadaşlarımız eğitimleri sırasında ayrıca İstanbul’a giderek firmaları ziyaret ettiler. Ziyarette amaç, eğitimlerini sergileyecekleri firmaların sistemlerini görmek, bilgi almaktı. Olumlu da oldu. Çok güzel bir iş başardık. Daha sertifikalarını almadan 6 arkadaşımız işe bile başladı. Şimdi kursiyer arkadaşlarımızın önünde uluslararası sertifika almaları için önemli bir sınav var” dedi.

Vali Nurullah Çakır da, ihtiyaç duyulan alanda, ihtiyaç duyulan zamanda iyi bir projeye imza attıklarının altını çizerek, “ Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Dönüşümü sağlayabilmek, gelişim teknolojilerini yakalayabilmek, geleceğin iş imkanlarını tanımak ve öğrenmek ortak aklın ürünüdür.Daha sertifikalarını almadan 6 arkadaşımızın ise işe başlaması bizi son derece gururlandırdı. Kurumsal özgüvenimiz arttı. Bu arkadaşlarımız Karabük’e farklı kapılar açacaklardır. Arkadaşlarımız aldıkları her eğitimle kollarına bir bilezik, beşi birlik takıyorlar” sözlerine yer verdi.

Daha sonra yine sertifika alan gençler adına konuşan bir öğrenci ise kursun Üniversitede aldığı eğitimin ötesinde kendisine çok şey kattığını, Üniversite eğitiminin bu kursun yanında bir damla kaldığını, aldığı kursla birlikte bu damlanın büyüyerek göle dönüştüğünü söyledi.

Yapılan konuşmalarından ardından Vali Nurullah Çakır ve törene katılanlar  tarafından kursiyerlere  sertifikaları verilerek başarı dileklerinde bulunuldu.

Aldatmaca Olduğu Ortaya Çıkmıştır

e-Posta Yazdır PDF

100_3312KESK’e Bağlı Büro Emekçileri Sendikası İl Temsilcisi Yüksel Arslan Dün Düzenlediği Basın Toplantısıyla, Maliye Emekçileri Kendi Arasında Bölünmelere Zorunlu Bırakıldığını Belirterek,Bu Ayrımlar Önce Gelir/Gider, Ardından Uzman Olan/Uzman Olmayan Şeklinde Başlamış, Şimdide Yeterlilik Sınavına Giren Uzman/Özel Sınava Giren Uzman Olarak Devam Etmektedir dedi.

ARSLAN; “Uzmanlık Uygulamalarının Tamamen Aldatmaca Olduğu Ortaya Çıkmıştır”

KESK’e bağlı kısa adı BES olan Büro Emekçileri Sendikası Karabük İl Temsilcisi Yüksel Arslan dün düzenlediği basın toplantısıyla,personel arasında ki ayrımın had safhaya ulaştığını belirterek,uzmanlık uygulamalarının tamamen aldatmaca olduğunu söyledi.
Yaşanan sıkıntılarla ilgili bir değerlendirme yapan Arslan”Sendikamızın 2005 yılında söylediği; “2005 yılı IMF kredi dilimlerinin açılmasının birinci şartı, Gelir İdaresi Yasasının çıkartılması ve devletin gelirlerinin IMF’ye teslim edilmesi, bir bütün olarak Maliye Emekçilerinin ayrımcı uygulamalarla tasfiye edilmesi olduğunu” bugün artık herkes kabul etmektedir.
Maliye Bakanlığı’nın IMF tarafından tamamen ele geçirilmesi ve vergi gelirlerine hakim olunması gayesiyle Gelir İdaresi Başkanlığı oluşturulmuş ve Maliye Emekçileri kendi arasında bölünmelere zorunlu bırakılmıştır. Bu ayrımlar önce, gelir/gider ardından uzman olan/uzman olamayan şeklinde başlamış, şimdide yeterlilik sınavına giren uzman/özel sınava giren uzman olarak devam etmektedir.

Maliye emekçilerini uzman olan/uzman olamayan şeklinde sanal bir statü ile bölen iktidar, aynı işi yapan emekçilere farklı ücret politikalarını hayata geçirmiştir.
İMF politikalarının bir uzantısı olarak tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında bir taraftan 4/B, 4/C vb. İş güvencesiz çalışma biçimleri Anayasal altyapısı olmamasına rağmen uygulamaya konulurken, aynı zamanda tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Uzmanlık adı altında tuzaklar ortaya konularak çalışanlar adeta birbiriyle karşı karşıya getirilmiştir.
Maliye Emekçileri olarak bizler, bu politikalara boyun eğmeyeceğiz!

Biz Maliye Emekçileri,
•    Eşit işe eşit ücret için,
•    Performans uygulamalarına hayır demek için,
•    İş güvencemizin yok edilmeye çalışılmasına dur demek için,
•    Sözleşmeli istihdama, kölece yaşam koşullarına hayır demek için,
Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bugün AKP hükümetini, Başbakanlığı, Maliye Bakanlığını, Gelir İdaresi Başkanlığını bir kez daha uyarıyoruz: Ayrımcı uygulamalarınızdan vazgeçin!
Aynı işi yapan emekçilerin aynı ücreti alması, tüm dünyada temel insan haklarından kabul edilirken, insan haklarına uygun davranın!
Gelir İdaresi Yasasının uygulanmaya başladığı 5 yıllık süreçte; işyerlerinde çalışma barışı bozulmuştur.
Çalışanlar “uzmanlık” tuzağı altında birbiri ile rekabete zorlanırken; AKP tarafından kamusal mal ve hizmetler sermaye kesimlerine peşkeş çekilmeye devam etmiştir.
Diğer taraftan, tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışanlar aleyhine yaygınlaştırılan Zorunlu Fazla Mesai, Öğlen Arası Çalışma gibi Esnek Çalışma Uygulamaları ile giderek İş güvencesini ortadan kaldırmanın altyapısını oluşturan benzer uygulamalar hayata geçirilmektedir. Kamu hizmetlerinin tasfiye edilme politikalarının bir parçası olan “uzmanlık” uygulamalarının, bir aldatmaca olduğu artık tamamen açığa çıkmıştır.
Tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan “Devlet …Uzmanı”, “Uzman” ve “Uzman Yardımcılarının” birleştirilmesi tartışmalarında hazırlanan taslak metin ile bu durum açıklıkla görülmektedir ki; aynı kurumda görev yapan uzman kadroları arasında bir ayrımcılık yaratılarak, emekçiler açısından tartışmalar sadece ücret ayrımcılığı noktasına boğulmaya çalışılmakta, taslakta emekçileri esas bekleyen tehlikeler yasalaştırılmak istenilmektedir. Bu taslakta, uzmanlara verimli çalışma ödeneği ve sözleşmeli statü getirilerek iş güvencesinin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.
Yine, Maliye Bakanı tarafından basına yapılan açıklamalarla Gelir İdaresinin Yeniden Yapılandırılacağı, farklı örgütlenmeler içerisine girileceği duyurulmaktadır. Bu yapılanmalar sadece IMF’nin taleplerini yerine getirmek için yapılırken Maliye Emekçileri bu yapılanmanın neresindedir? Maliye Bakanı, emekçileri ve emek örgütlerini yok saymaktadır. BES, maliye emekçilerinin sorunlarının çözümünde taraftır.
Buradan tekrar sesleniyoruz:
Bizler, bu kurumda yıllardır emek verenler, hepimiz yaptığımız işin UZMANIYIZ. Yıllardır bu devletin vergi gelirlerini bizler topluyoruz, çıkarttığınız vergi kanunlarını bizler uyguluyoruz, bizler işimizi en iyi şekilde yaparken kamu hizmeti ürettiğimizin farkındayız ve her birimiz yaptığımız işte birer uzman olarak insanca yaşayabilecek ücret istiyoruz!

Biz Maliye Emekçileri,
•    Aynı işi yapanlara aynı ücretin verilmesine engel olanlara,
•    Farklı ücret politikaları ile çalışma barışının bozulmasına,
•    Sözleşmeli statüyü hak gören tasarıların hazırlanmasına,
•    Performans uygulamalarına olur verenlere
karşı; uzman olan/uzman olamayanlar olarak bir bütün halinde dur diyoruz.
Maliye emekçilerini, ayrımcı uygulamalarınızla, performans modellerinizle, ücret farklılıklarınızla bölemezsiniz! Bizler tek yumruk olarak tüm ayrımcı politikalarınıza karşı mücadele edeceğiz! Dayanışma ilişkilerimizin bozulmasına izin vermeyeceğiz!
Haklarımız ve geleceğimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz!
Bizler biliyoruz ki, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”

MALİYE EMEKÇİLERİ OLARAK BİZLER,

•    Uzmanlık uygulamaları ile aynı işi yapanlar arasındaki ücret farklılıkları ortadan kaldırılmalı, aynı servislerde aynı sorumlulukla çalışanlara aynı ücret verilmesi,
•    Ek ücretlerimizin günün koşullarına göre yeniden belirlenmeli ve emekli aylıklarımıza dahil edilmesi,
•    VHKİ kadrosunun diğer kurumlarda olduğu gibi Maliye Bakanlığı çalışanlarına da sınavsız olarak verilmesi,
•    Performans Esaslı Yönetim, Kesintisiz Hizmet, Mükellef Hakları, Mükellef Odaklılık gibi uygulamalarla esnek çalışma koşullarının dayatılmasının kaldırılması,
•    Yeniden yapılanma adı altında çalışma ilişkilerimizin, iş güvencemizin ortadan kaldırılmasını engellemek,
•    Muhasebe birimlerinden başlayan başka kurumlarda görevlendirme ile tasfiye politikalarının hayata geçirilmesine dur demek,
•    Öncelikli olarak “uzman” kadrolarından başlatılması öngörülen sözleşmeli çalıştırma ve performansa göre ücret belirlemelerinin geri çekilmesi,
•    Rotasyon uygulamalarının bir cezalandırma ve baskı aracı olarak kullanılmasına son verilmesi,
•    Personel eksikliğinin giderilerek, yeni kadrolu personel istihdamı ile iş yoğunluğunun ortadan kaldırılması, şeklinde açıklamalara yer verdi.

15 Nisan’da İhaleye Çıkıyor…

e-Posta Yazdır PDF
emniyet_mdrl_projeİl Emniyet Müdürlüğü Yeni Bina Yapım İhalesi 15 Nisan’da Gerçekleştirilecek. Toplam 10 Bin 500 Metrekare Kapalı Alanda İnşa Edilecek Modern Emniyet Müdürlüğü Binası Projesi İçinde Atış Poligonları, Spor Kompleksi, Kafeterya ve Diğer Sosyal Donatıların Yer Alacağı Bildirildi.

YENİ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI 15 NİSAN’DA İHALEYE ÇIKIYOR…

Projesi tamamlanan,toplamda 10 bin 500 metrekarelik bir alana inşa edilecek ve içinde atış poligonu ile sosyal tesislerin de bulunacağı İl Emniyet Müdürlüğü binası yapım ihalesinin 15 Nisan tarihinde saat:10.00’da İl Özel İdaresi binasında yapılacağı belirtildi.

Konu ile ilgili bir açıklama yapan İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik, ödeneği bulunan yatırımın 15 Nisan tarihinde ihaleye çıkacağını belirterek, 10 bin 500 metrekarelik kapalı alana sahip olacak yeni binada modern bir Emniyet binasıyla birlikte atış poligonları, spor kompleksi, kafeterya, tüm şubeler için ayrılmış çok sayıda oda ve diğer sosyal donatıların olacağını bildirdi.
Yeni binanın yapılmasıyla dağınık hizmet veren birimlerin bir binada çalışma imkanı bulacağını belirten Çelik, “ Kurum olarak yetersiz bir binada hizmet vermeye çalışıyoruz. Yeni bina ile birlikte tüm sıkıntılar ortadan kalkacak. Vatandaşta daha modern bir ortamda, daha seri hizmet alacak. İhale sürecinden sonra yer teslimi ile birlikte var olan ödenek çerçevesinde binanın en kısa zamanda bitirileceğine inanıyorum. Karabük’te bir çok kamu kurum ve kuruluşu bina sakıntısı yaşıyor. İl olan Karabük artık modern kurum binalarından yönetilmeli. Bu yatırımlar da Karabük kentine ayrı bir vizyon ve misyon katar” şeklinde açıklama yaptı.
Diğer yandan Polis Meslek Yüksekokulu inşaatının da hızlı bir tempoda sürdüğüne dikkat çeken Emniyet Müdürü Hulusi Çelik,şu anda bu yatırım inşaatımız devam ediyor.Çok büyük bir aksilik olmazsa bu yıl içinde tamamlanacak. Polis Meslek Yüksekokulumuz yine bu yıl eğitim-öğretime başlayabilir dedi.

Sayfa 6 > 10