Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Av.Erdoğan Dinçel Cumartesi günü yaptığı değerlendirmede,özellikle yeni anayasa paketi ile ilgili 12 Eylül günü yapılacak referandum olayı başta olmak üzere Karabük ekonomisi,göç olaylarına değindi.
Öncelikle Referandumla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoğun bir çalışma içine girdiklerini ve bu konuda başta gençlik kolları,kadın kolları,bir yönetici önderliğinde İl eğitim sekreterlerinin Genel Merkez yöneticilerince referandumla eğitim seminerleri verildiğini söyleyen Dinçel,biz parti olarak referandumla ilgili çalışmalarımızı şuana kadar devam ettirirken,genel merkezimizce gençlik kolları,kadın kolları ve İl eğitim sekreterlerimize bilgilendirmeler yapılıyor.Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte önümüzde ki hafta Çarşamba günü İl Yönetimi,Kadın ve Gençlik kolları başkanlarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek referandum çalışmalarının startını resmen vermiş olacağız.
GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN KILIÇDAROĞLU 17 AĞUSTOS’TA KARABÜK’E GELECEK.
Bu referandum çalışmaları doğrultusunda halkımızı bilgilendirmek üzere sayın genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu 17 Ağustos tarihinde çok büyük bir aksilik olmazsa Karabük’e gelecekler.Sayın genel başkanımızın Karabük ziyareti ile ilgili program önümüzde ki hafta belli olacak dedi.
BİZ 30 YILDIR YARGILANMALARINI İSTİYORUZ,9 YILDIR AKILLARINA GELMEDİMİ?
Dinçel,Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler 30 yıldır 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını istiyoruz.AKP 9 yıldır neden bu sorunu gündeme almamış ve tam referandum arifesinde insanların kafasını karıştırmak için,art niyetli olarak,geçirmek istediği maddeleri tartışmanın dışında tutma çabasındadır.Bunların asıl amaçları kendi yolsuzluklarının sonucu olarak yargılanmalarının önünü kapatmaktır.Yapmaları gereken ilk şey dokunulmazlıkların kaldırılması iken AKP kendini kurtarma içgüdüsüyle davranmaktadır.AKP 12 Eylül ürünü ve 12 Eylül darbesinden zarar görmeyen tek partidir.Gerçekten samimilerse dokunulmazlıklar kalksın herkes yargılansın şeklinde konuştu.
NURETTİN TÜMEN SİYASİ DAVRANAMAZ
Diğer yandan başkan Dinçel,Esnaf Odaları Birliği Başkanı Nurettin Tümen’in referandum konusunda yaptığı açıklamasını tamamen talihsizlik olarak değerlendirerek,Tümen tüm esnafları temsil eden kuruluşların başıdır.Referandum konusunda biz evet diyeceğiz şeklindeki açıklaması tamamen siyasi davranmasından kaynaklanmaktadır.Bu konuda kendisi ancak kendi görüşünü yansıtabilir.AKP döneminde en mağdur olmuş kesimlerden biri de esnaftır.Esnafın AKP uygulamalarına hayır dediği bir dönemde bu şekilde görüş belirtmesi doğru değildir.Biz referandum oylamasında esnafın büyük bir kesiminin hayır diyeceğini biliyoruz.Kendisinin esnaf adına böyle bir açıklama yapması son derece yanlış ve hatalı bir davranıştır.Kendisi esnafın gerçek sorunlarıyla ilgilenmeyi unutmamalıdır.Sayın Tümen kendisini bir siyasi parti temsilcisi olarak görmemelidir.Diğer esnaf odalarının bu konuda ne düşündüğünü merak etmekteyim.Ben referandumda hayır vermeyi düşünen birçok esnaf temsilcisi ve esnaf biliyorum.Esnafların içerisinde birçok siyasi görüşten insanlar var.Kendisi bu görüşü dile getirirken esnaflara sordu mu ? Açıklamasına yer verdi.
KARABÜK EKONOMİSİNİN AKP DÖNEMİNDE KÖTÜYE GİTTİĞİ TARTIŞILAMAZ
CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel son olarak ise milletvekili Mehmet Ceylan’ın Karabük ekonomisinde geriye gitme olmadığı şeklinde ki değerlendirmesine yanıt vererek,Karabük ekonomisinin AKP döneminde geriye gittiği tartışılamaz.Bunu tüm Karabük kamuoyu ve seçmen biliyor.Esnafın durumu,işsizlik,nüfus eksilmesi bunun en net göstergesidir.Bunun aksini düşünmek hayalcilikten başka bir şey değildir.Yöre milletvekillerine öncelikle milletvekili sayısının nadan 2’ye düştüğünü,nüfusun neden azaldığını ve Karabük’ün neden göç verdiğini sormak lazım.Kendileri önce bunu cevaplasınlar.Bu memlekette 9 yıldır istihdam yaratacak ne yaptılar.Bunu görmemek için siyasi falan olmaya gerek yok.Neden kendileri çıkıp ta özeleştirilerini yapmıyorlar dedi.



2010 Yılının ilk altı aylık dönem Bilançolarını SPK’YA bildirdiğine dikkat çekilen KARDEMİR’DE,bu sürenin “Karlılık içinde bitirildiği” haber veriliyor ve ilk altı aylık dönem bilançolarında Şirketin 25 ile 30 milyon lira arasında para kazanmış görüldüğü belirtiliyor.
ÇELİK-İŞ Sendikası ile TÜRK METAL Sendikası arasında yaşanan “KARDEMİR İŞYERLERİNDE YETKİLİ SENDİKA OLMAK..” mücadelesinde,TÜRK METAL SENDİKASI açısından “EN ÖNEMLİ SON 8 GÜNE GİRİLDİĞİNE..” dikkat çekiliyor ve anılan Sendikanın üyelerini 2 ağustos günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere,KARDEMİR İşverenine ve tüm ilgili birimlere bildirmek zorunda olduğu belirtiliyor.
Karabük sakinleri; “Son yaşanan Sendikal Mücadele sırasında, Karabük İl Emniyet Müdürü Arif Akkale, Emniyet Yöneticileri ve Emniyet ekipleri mükemmel önlemler alıyorlar. Böylesine yoğun, böylesine sert geçen mücadele sırasında hiçbir üzücü olayın çıkmaması, bunların yaşanmasına izin verilmeyen önlemlerin zamanında alınması çok önemlidir. Bakın Karabük, yaşanan bu eylemler sırasında Ulusal Basın yayın organlarına bile çıkmadı. Bu çok önemli sayılması gereken bir olaydır..” şeklinde görüşler dile getiriyorlar.
Karabük ve İlçelerini olduğu kadar Ülke Kamuoyu’nu da yakından ilgilendiren ve buralarda yakından takip edilen Sendikal Rekabette,çok önemli bir aşamaya gelindiği gözlenirken,olayın bu aşamaya gelmesinde ki en önemli etkenin,işçilerin Sendika değiştirmesinin durma noktasına gelmesinin yattığı ileri sürülüyor.
KARDEMİR Yönetimi ile Çelik-İş Sendikası arasında varılan uzlaşma sonucu “Enflasyon farkı olarak..” KARDEMİR’DE çalışan Çelik-İş Sendikası mensuplarına 350 lira para ödendi.Bilindiği gibi Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Ferudun Tankut “Enflasyon farkı olarak,toplam 2100 lira paranın ,aylık 350 şer lira olmak üzere,6 aylık bir süre içinde ,Çelik-İş Sendikası Üyelerine ödeneceğini..” bir süre önce açıklamıştı.
Karabük’ten, TBMM Başkanlığınca verilen “Üstün Hizmet Ödülüne “layık görülen İşadamı ve Sanayici Kamil Güleç ile İşadamı Seyhan Cengiz Turhan’a ödülleri,dün TBMM Salonlarında yapılan törenle verildi.
ürkiye’nin 5 büyük Demir-Çelik Üreticisi Firmanın bir araya gelerek kurdukları MARZİNC Anonim Şirketi kanalı ile “Geri Dönüşüm Bertaraf Tesisi..” kurmak ve bu tesis kanalı ile “Demir-Çelik Fabrikalarının Baca Tozlarını tutup,bu tozlarda ki,çinko ve kurşun maddelerini ayrıştırmayı..” hedefledikleri belirtiliyor.