Son Guncelleme07:12:58 AM GMT

Son Dakika Haberleri

SON DAKİKA HABERLERİ

Dinçel’den Açıklama

e-Posta Yazdır PDF

erdoanCumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Av.Erdoğan Dinçel Cumartesi günü yaptığı değerlendirmede,özellikle yeni anayasa paketi ile ilgili 12 Eylül günü yapılacak referandum olayı başta olmak üzere Karabük ekonomisi,göç olaylarına değindi.

Öncelikle Referandumla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoğun bir çalışma içine girdiklerini ve bu konuda başta gençlik kolları,kadın kolları,bir yönetici önderliğinde İl eğitim sekreterlerinin Genel Merkez yöneticilerince referandumla eğitim seminerleri verildiğini söyleyen Dinçel,biz parti olarak referandumla ilgili çalışmalarımızı şuana kadar devam ettirirken,genel merkezimizce gençlik kolları,kadın kolları ve İl eğitim sekreterlerimize bilgilendirmeler yapılıyor.Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte önümüzde ki hafta Çarşamba günü İl Yönetimi,Kadın ve Gençlik kolları başkanlarımızla birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek referandum çalışmalarının startını resmen vermiş olacağız.

GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN KILIÇDAROĞLU 17 AĞUSTOS’TA KARABÜK’E GELECEK.

Bu referandum çalışmaları doğrultusunda halkımızı bilgilendirmek üzere sayın genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu 17 Ağustos tarihinde çok büyük bir aksilik olmazsa Karabük’e gelecekler.Sayın genel başkanımızın Karabük ziyareti ile ilgili program önümüzde ki hafta belli olacak dedi.

BİZ 30 YILDIR YARGILANMALARINI İSTİYORUZ,9 YILDIR AKILLARINA GELMEDİMİ?

Dinçel,Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler 30 yıldır 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını istiyoruz.AKP 9 yıldır neden bu sorunu gündeme almamış ve tam referandum arifesinde insanların kafasını karıştırmak için,art niyetli olarak,geçirmek istediği maddeleri tartışmanın dışında tutma çabasındadır.Bunların asıl amaçları kendi yolsuzluklarının sonucu olarak yargılanmalarının önünü kapatmaktır.Yapmaları gereken ilk şey dokunulmazlıkların kaldırılması iken AKP kendini kurtarma içgüdüsüyle davranmaktadır.AKP 12 Eylül ürünü ve 12 Eylül darbesinden zarar görmeyen tek partidir.Gerçekten samimilerse dokunulmazlıklar kalksın herkes yargılansın şeklinde konuştu.

NURETTİN TÜMEN SİYASİ DAVRANAMAZ

 

Diğer yandan başkan Dinçel,Esnaf  Odaları Birliği Başkanı Nurettin Tümen’in referandum konusunda yaptığı açıklamasını tamamen talihsizlik olarak değerlendirerek,Tümen tüm esnafları temsil eden kuruluşların başıdır.Referandum konusunda biz evet diyeceğiz şeklindeki açıklaması tamamen siyasi davranmasından kaynaklanmaktadır.Bu konuda kendisi ancak kendi görüşünü yansıtabilir.AKP döneminde en mağdur olmuş kesimlerden biri de esnaftır.Esnafın AKP uygulamalarına hayır dediği bir dönemde bu şekilde görüş belirtmesi doğru değildir.Biz referandum oylamasında esnafın büyük bir kesiminin hayır diyeceğini biliyoruz.Kendisinin esnaf adına böyle bir açıklama yapması son derece yanlış ve hatalı bir davranıştır.Kendisi esnafın gerçek sorunlarıyla ilgilenmeyi unutmamalıdır.Sayın Tümen kendisini bir siyasi parti temsilcisi olarak görmemelidir.Diğer esnaf odalarının bu konuda ne düşündüğünü merak etmekteyim.Ben referandumda hayır vermeyi düşünen birçok esnaf temsilcisi ve esnaf biliyorum.Esnafların içerisinde birçok siyasi görüşten insanlar var.Kendisi bu görüşü dile getirirken esnaflara sordu mu ? Açıklamasına yer verdi.

KARABÜK EKONOMİSİNİN AKP DÖNEMİNDE KÖTÜYE GİTTİĞİ TARTIŞILAMAZ

CHP İl Başkanı Erdoğan Dinçel son olarak ise milletvekili Mehmet Ceylan’ın Karabük ekonomisinde geriye gitme olmadığı şeklinde ki değerlendirmesine yanıt vererek,Karabük ekonomisinin AKP döneminde geriye gittiği tartışılamaz.Bunu tüm Karabük kamuoyu ve seçmen biliyor.Esnafın durumu,işsizlik,nüfus eksilmesi bunun en net göstergesidir.Bunun aksini düşünmek hayalcilikten başka bir şey değildir.Yöre milletvekillerine öncelikle milletvekili sayısının nadan 2’ye düştüğünü,nüfusun neden azaldığını ve Karabük’ün neden göç verdiğini sormak lazım.Kendileri önce bunu cevaplasınlar.Bu memlekette 9 yıldır istihdam yaratacak ne yaptılar.Bunu görmemek için siyasi falan olmaya gerek yok.Neden kendileri çıkıp ta özeleştirilerini yapmıyorlar dedi.

Çelme Takmaya Çalışıyorlar

e-Posta Yazdır PDF

ornek12010 Yılının ilk altı aylık dönem Bilançolarını SPK’YA bildirdiğine dikkat çekilen KARDEMİR’DE,bu sürenin “Karlılık içinde bitirildiği” haber veriliyor ve ilk altı aylık dönem bilançolarında Şirketin 25 ile 30 milyon lira arasında para kazanmış görüldüğü belirtiliyor.

KARDEMİR Yönetim Kurulu’nun ve KARDEMİR Profesyonel kadrosunun “Şirketin üretim maliyetlerini düşürmek için, sürekli yatırım yaptığını..” ileri süren,konuya yakın kaynaklar “Örneğin Sinter Yatırımı ile hammadde hazırlama noktasında çok ciddi tasarruflar yapılacaktır.Sinter Yatırımı süratle devam ediyor ve bu yatırımdan sonra üretim maliyetinde,belirli bir azalma görülecektir..” yolunda bilgiler veriyorlar.
KARDEMİR Yönetim Kurulu’nun ve Profesyonel Kadrosunun “Ülkemizde bir ilke imza atarak..” bacalardan çıkan gazları depolayacakları ve bu gazların,daha sonra “Elektrik enerjisine çevrileceği..”hakkında da bilgiler veren,ilgili kaynaklar, “Bunun için Türkiye Kalkınma Bankası kanalı ile Dünya Bankası’ndan 41 milyon dolar kredi temin edildi.Atık gazlar elektrik enerjisine çevrilecek ve enerji maliyetlerinde ciddi bir azalma olacak.Gaz depolama işlemleri ve bu gazların elektrik enerjisine çevrilmesi,hem Çevri Kirliliği açısından,hem de elektrik enerjisi maliyetlerinin,dolayısı ile üretim maliyetlerinin düşmesi açısından çok önemli bir faktör olacaktır..” ifadelerini kullanıyorlar.

Öte yandan, KARDEMİR Bünyesinde ki “Ray Profil Haddanesin de yeni yatırımlar yapılarak..”, Ülkemiz Metal İşyerlerinde ki bir ilk daha gerçekleştirilecek ve “Yapılacak yatırım ile kalın yuvarlak demir üretimine geçilecek. Hazır Ray-Profil Haddanesi,buna yönelik üretim yapılıyor ve bir başka yatırım ile Türkiye de bir ilk gerçekleştirilerek kalın yuvarlak demir üretimine geçilecek. Böylece bir üretim çeşidi daha devreye alınmış olacaktır..” gibi çok ilginç bilgiler de veriyorlar.
Bu arada “Üretim artışı noktasına da..” değinen KARDEMİR Şirketi’ne yakın çevreler “Bakın 4.Nolu Yüksek Fırın tamamlandı ve üretime başladı.Şimdi 1.Nolu Yüksek Fırın revertmanları başlatıldı ve bu çalışmalar sırasında hem yenileme,hem de kapasite artırımı gerçekleştirilecek.Böylece Şirket Üretim Artışını gerçekleştirmiş olacak.Üretim maliyetleri düşürülürken,üretim artışının sağlanması,üretim çeşitliliğinin temini KARDEMİR’İ geleceğe taşıyan,taşıyacak gerçekler.” Görüşlerini de dile getiriyorlar.

KARDEMİR Yönetim Kurulu ve Profesyonel Kadrosu’nun,bir yandan kendi işlerini daha sağlam bir platforma oturtmak için çaba harcarken,diğer yandan da “Son haftalarda yaşanan Sendikal Mücadele ile bozulan iş barışını ve işçi verimliliğini,yeniden eski haline getirmeye çalışıyor..” diyen ilgili kaynaklar “Burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var.KARDEMİR ne zamandır,geleceğini garantiye almak için çok akılcı,çok iyi düşünülmüş atılımlar yapıyor,bu atılımlar sonucu gelen yatırımlar üretimi arttırırken,üretim maliyetlerini düşürmeye yönelik hale getiriliyor.Tam bunların rayına girme aşamasında,biriler düğmeye basıyorlar KARDEMİR bünyesinde kaos çıkartıyorlar,KARDEMİR’İ tökezletmeye çalışıyorlar.KARDEMİR işçisi bütün bu gerçekleri de iyi düşünmeli,işine,iş yerine,ekmek teknesine ve bütün bu değerlerine uzanan ellere itibar etmemeli.Bu işyerinde çıkabilecek bir kötü durum,önce onları etkileyecektir,bunu hiç unutmasınlar..” şeklinde çok ciddi Uyarılarda da bulunuyorlar. 

“Sözleşmesiz Kalma Tehlikesi Var..!”

e-Posta Yazdır PDF
balkÇELİK-İŞ Sendikası ile TÜRK METAL Sendikası arasında yaşanan “KARDEMİR İŞYERLERİNDE YETKİLİ SENDİKA OLMAK..” mücadelesinde,TÜRK METAL SENDİKASI açısından “EN ÖNEMLİ SON 8 GÜNE GİRİLDİĞİNE..” dikkat çekiliyor ve anılan Sendikanın üyelerini 2 ağustos günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere,KARDEMİR İşverenine ve tüm ilgili birimlere bildirmek zorunda olduğu belirtiliyor.
ÇELİK-İŞ Sendikası’nın,bu anlamda,rakip Sendikaya karşı çok ciddi bir avantajı olduğu gözlenirken,anılan bu Sendikanın üyelerini bildirim süresinin 3 eylüle kadar olduğu ve bu süre içinde KARDEMİR İşyerlerinde ki işçileri,kendi Sendikasına kayıt yapmak için önemli bir zaman avantajına sahip  olduğu ifade ediliyor.
ÇELİK-İŞ Sendikası ile TÜRK METAL Sendikası arasında yürütülen mücadelenin,son dönemine girildiği şu günlerde,KARDEMİR işçilerini bekleyen “EN BÜYÜK TEHLİKENİN SÖZLEŞMESİZ KALMAK..” olduğu ileri sürülerek “ÖZELLİKLE TÜRK METAL SENDİKASI’NIN  YETERLİ SAYI DA ÜYEYİ ALAMAMASI HALİNDE,KONUYU MAHKEMEYE GÖTÜRMEK..” şeklinde ki niyetlerinden söz ediliyor.
KARDEMİR İşyerlerinde ki Yetki alma sorununun “MAHKEMEYE GÖTÜRÜLMESİ..” halinde,bunun “2822 Sayılı Toplu İş Sözleşme Grev ve Lokavt Yasası’nın 15.Maddesinde ki “Yapılan Üye Listelerinde ki Maddi Hatalara..” atıf yapılarak açılmayacağı üzerinde bilgiler sızarken,böyle dava açılması halinde “İlgili Mahkemenin duruşmasız biçimde ve 6 İşgünü içinde karar vermesi gerektiğinden,Yargıtay Süresinin de 15 gün içinde bitirilmesi gerektiğinden..” söz ediliyor ve “Eğer Mahkeme maddi hataların dışında ki gerekçelerden açılırsa,Mahkeme safahatının çok uzama ihtimali büyük.Zira o zaman duruşmalar yapılacak,süreç çok uzun olabilir..” şeklinde ön bilgiler veriliyor.
Bu arada “Olayın Mahkemeye götürülmesi halinde..”  bunun 2822 Sayılı Yasanın 15.Maddesi’nde ki “Maddi hataların dışında ki sebeplerden..” götürüleceği yolunda bilgiler sızdıran ilgili çevreler “Mahkeme öyle sanıyoruz ki 2821 Sayılı Sendikalar Yasası’nın 22.Maddesinde ki Üye zorlamaları hükmünden yola çıkılarak açılacaktır.Yine aynı Yasanın 25.Maddesinde yer alan zorlama hükümleri ile 31.Maddede ki üyeler arasında sevk ve idari ayırımcılık,ilerlemeler noktasında ki ayırımcılık,ücret,ikramiye,prim ödemelerinde ki ayırımcılık,göz önüne alınarak,bunların tanıklar ve maddi delillerle kanıtlanmasına yönelik bir Mahkeme aşaması yoluna gidilebilir..” yolunda da iddialar dile getiriyorlar.
KARDEMİR işçilerini bekleyen en büyük tehlike olarak gösterilen “MAHKEME AÇILMASI VE SÖZLEŞMESİZ KALMAK..” tehlikesi üzerinde hassasiyetle duran Sendikal çevreler “Bu Mahkeme ile başlayan Yetkisizlik sürecin ile birlikte Sendikasızlaşma ve beraberinde Sözleşmesiz kalma tehlikesi baş gösterecek demektir.Bu hukuki sürecin KARDEMİR işçileri açısından çok büyük bir tehlike yaratacağı bilinmelidir.Yetkisizlik süreci içinde KARDEMİR İşyerlerinde ki Çelik-İş Faaliyetleri de,en düşük tempoya indirilmek zorundadır..” gibi çok ilginç ve çok çarpıcı bilgiler de veriyorlar.

"Teşekkür Ederiz..."

e-Posta Yazdır PDF
akifffKarabük sakinleri;  “Son yaşanan Sendikal Mücadele sırasında, Karabük İl Emniyet Müdürü Arif Akkale, Emniyet Yöneticileri ve Emniyet ekipleri mükemmel önlemler alıyorlar. Böylesine yoğun, böylesine sert geçen mücadele sırasında hiçbir üzücü olayın çıkmaması, bunların yaşanmasına izin verilmeyen önlemlerin zamanında alınması çok önemlidir. Bakın Karabük, yaşanan bu eylemler sırasında Ulusal Basın yayın organlarına bile çıkmadı. Bu çok önemli sayılması gereken bir olaydır..” şeklinde görüşler dile getiriyorlar.

“Karabük Emniyet Güçlerine Teşekkür Ederiz…”
                                      
Bir buçuk aydır,çok şiddetli bir “Sendikal Mücadeleye..” SAHNE OLAN Karabük’te, üzücü olayların çıkmaması, Karabük yaşayanlarını ziyadesi ile memnun ederken,birçok Karabük esnafı,sakini ve cemiyetçisi “Karabük İl Emniyet Müdürü Sayın Arif Akkale başta olmak üzere,Emniyet Yöneticilerine ve Emniyet Ekiplerine teşekkür etmemiz gerek.Kemikleşmiş ve taraflar arasında kesin hatlarla ayrılık çizgileri çekilmiş bir ortam da,bir iki münferit hadisenin dışında,insanların yaşam huzurunu bozacak hiçbir olay çıkmadı.” Yolunda görüşler veriyorlar.
İl Emniyet Müdürü Arif Akkale’nin,çoğu zaman olayları,olayın içinden izlediğini de belirten Karabük esnafları “Sayın Arif Akkale eylem ve olaylara çok yakından vaziyet edinci,Emniyet görevlileri de dikkatli davranmak zorunda kalıyorlar.Eğer genç bir Emniyet görevlisi,gençliğinin verdiği bir deneyimsizlikle,haddini aşan,sert bir tavır sergilese,ortalık ana/baba gününe döner ve Karabük Ulusal Basın Yayın organlarına malzeme olur.Şimdiye kadar bu tür olumsuzluklar yaşanmadı,inşallah ilerleyen süreçte de yaşanmaz.” Şeklinde ifadeler kullanıyorlar.
Öte yandan,Emniyet Müdürlüğü’ne yakın çevreler ise “Bu tür olaylarda,iki taraf olduğu için,her taraf Emniyetin kesin,net bir biçimde kendisine müsamahalı davranmasını,karşı tarafı ise,daha sert,daha acımasız davranmasını bekler.Böyle bir istek hep olur,hep olmuştur,hep olacaktır.Emniyet güçleri ise tarafsız,adil ve özellikle halkın huzurunu,sükununu,can ve mal güvenliğini düşünerek hareket eder.O zaman da mücadele eden iki taraf da,ne yazık ki Emniyet güçlerini hedef alır.Emniyet güçlerinin karşı tarafa daha müsamahalı davrandığını iddia etmeye başlar..” gibi açıklamalarla,durumlarının bu pozisyonda olduğuna işaret etmeleri de ilginç bir gelişme olarak gözüküyor.
Karabük’te yaşanan olayların İl Emniyet Müdürü Arif Akkale ve Ekiplerinin çok ciddi önlemler alması,olayların başlamadan,hadise çıkmadan bitmesini sağlayıcı gelişmelerin temin edilmesi sonucu “Ciddi sayılabilecek hiçbir vakanın yaşanmadığını da..” söyleyen esnaflar “Bakın Karabük Tekel eylemlerinde olduğu gibi,her akşam Ulusal Basın-Yayın Organlarının malzemesi olmadı.Dileriz böyle de sürecek.Oysa ki Karabük’te yaşanan ve bir süredir devam eden,bir hayli daha devam edeceği de sanılan mücadele,Tekel İşçilerinin direnişinden çok daha sert geçiyor.” Değerlendirmelerini de yapıyorlar.
Bu arada Karabük Valiliği’nin 14 temmuz genelgesi ile “Yasaklanan yürüyüşlerin sürdüğüne de.” Dikkat çekilirken “Bu yürüyüşleri polis tarafından engellenirse,olaylar çıkabilir.Bu nedenle polis kanalı ile engellenmediğini tahmin ediyoruz,ancak,kamera kayıtlarından tespit edilen isimlere Kabahatlar Yasası uyarınca para cezaları veriliyor,adreslerine postalanıyor.Yürüyüşlerin polis kanalı ile engellenmesi,belki de yürüyüşü yapan kesimin çok istediği bir davranış biçimidir,ama,.polis bu oyuna gelmiyor..” ifadeleri de kullanılıyor.
Karabük İl Emniyet Müdürü Arif Akkale’nin “Çok deneyimli bir Emniyetçi olmasının..” Karabük’te yaşanabilecek vahim olayları engellendiğini de ileri süren Karabük esnafları “Bakın Karabük’e bir aralar siyah takım elbiseli,beyaz gömlekli insanlar,gruplar gelmeye başlamıştı.Bunların hepsi de kontrol altında tutuldu.Tarafların etrafında ki insanlar da sürekli kontrol altında tutuluyorlar ve bunların nefes almaları bile izlenip,değerlendiriliyor bunlar önemli gelişmeler,önemli olaylar.Karabük Emniyeti halkın huzuru,sükunu için gece/gündüz çalışıyor.Karabük esnafları,Karabük sakinleri olarak bu insanlara teşekkür ediyoruz..” diyorlar.

Söylenti/Dedikodu Savaşları

e-Posta Yazdır PDF
logolarKarabük ve İlçelerini olduğu kadar Ülke Kamuoyu’nu da yakından ilgilendiren ve buralarda yakından takip edilen Sendikal Rekabette,çok önemli bir aşamaya gelindiği gözlenirken,olayın bu aşamaya gelmesinde ki en önemli etkenin,işçilerin Sendika değiştirmesinin durma noktasına gelmesinin yattığı ileri sürülüyor.
ÇELİK-İŞ Sendikası ile TÜRK METAL Sendikası arasında ki üye kazanma noktasının,Çelik-İş Sendikası’nın 1600,Türk Metal Sendikasının ise 1200 dolayında ki üye kaydı ile,adeta donduklarına dikkat çekilirken,üye kayıtlarının durma noktasına gelmesi ile birlikte çok sıkı bir başka olayın gündeme taşındığına işaret ediliyor.
İki Sendika arasında “DEZENFORMASYON SAVAŞLARI BAŞLADI..” şeklinde tanımlanan bu aşama da,her iki Sendikanın da,karşı Sendikanın içinde karışıklıklar çıktığına ilişkin haberleri Kamuoyu’na duyurmaya çalıştıkları gözleniyor.Buna göre Türk Metal Sendikası yanlıları “Çelik-İş Sendikası Genel Sekreteri ile Genel Eğitim Sekreteri arasında kavga çıktı.Karşılıklı çok ağır suçlamalar yapıldı..” yolunda haberler yaymaya gayret ederken Çelik-İş Sendikası yanlıları ise “Türk Metal Sendikası adına çalışmalar yürüten Çelik-İş Sendikası eski Genel Eğitim Sekreteri ile eski Milletvekili çok önemli görüş ayrılıkları ve Bölgesel bazı nedenlerle hareketten koptular..” şeklinde haberler çıkartmaya çıkartmakla suçlanıyorlar.
Çelik-İş Sendikası ile Türk Metal Sendikası arasında başlayan “DEZENFORMASYON SAVAŞLARININ..” yaygınlaştırılarak “Tabanda ki işçinin kafasının karıştırılmasına yönelik..” çalışmaların,önümüzde ki günlerde biraz daha hız kazanacağına dikkat çekilmesi de anlamlı bir gelişme olarak gösteriliyor ve “Sinirleri sağlam olan,Tabanını sağlam tutan bu dezenformasyon savaşlarından yara almadan çıkabilir..” yolunda görüşler dile getiriliyor.
Bu arada,sürdürülen dezenformasyon çalışmaları sırasında,karşılıklı kaba kuvvet gösterilerinin yapıldığı şeklinde ki haberlerin çok tehlikeleri sonuçlar verebileceğine de dikkat çekilerek “Tarafların yoğun bulundukları bazı mekanların,rakip Sendika yanlıları tarafından basıldığı,olayların çıktığı gibi haberler,bu haberlerle paralel olarak dışarıdan gelen bazı insanların taraf değiştiren işçilere baskı uyguladığı şeklinde ki haberler tehlikeli ve bu tür haberlere her iki tarafından itibar etmemesi gerekir..” görüşlerinin dile getirilmesi anlamlı karşılanıyor.
Öte yandan,Karabük İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ise,gelişmeleri saniye/saniye izledikleri,en küçük bir olaydan bile haberdar oldukları vatandaşı rahatsız etmeden,gelişmeleri anında önlemeye yönelik,hemen her önlemin alındığı da gelen bilgiler arasında yer tutmaktadır.

Söylenti/Dedikodu Savaşları

e-Posta Yazdır PDF
logolarKarabük ve İlçelerini olduğu kadar Ülke Kamuoyu’nu da yakından ilgilendiren ve buralarda yakından takip edilen Sendikal Rekabette,çok önemli bir aşamaya gelindiği gözlenirken,olayın bu aşamaya gelmesinde ki en önemli etkenin,işçilerin Sendika değiştirmesinin durma noktasına gelmesinin yattığı ileri sürülüyor.
ÇELİK-İŞ Sendikası ile TÜRK METAL Sendikası arasında ki üye kazanma noktasının,Çelik-İş Sendikası’nın 1600,Türk Metal Sendikasının ise 1200 dolayında ki üye kaydı ile,adeta donduklarına dikkat çekilirken,üye kayıtlarının durma noktasına gelmesi ile birlikte çok sıkı bir başka olayın gündeme taşındığına işaret ediliyor.
İki Sendika arasında “DEZENFORMASYON SAVAŞLARI BAŞLADI..” şeklinde tanımlanan bu aşama da,her iki Sendikanın da,karşı Sendikanın içinde karışıklıklar çıktığına ilişkin haberleri Kamuoyu’na duyurmaya çalıştıkları gözleniyor.Buna göre Türk Metal Sendikası yanlıları “Çelik-İş Sendikası Genel Sekreteri ile Genel Eğitim Sekreteri arasında kavga çıktı.Karşılıklı çok ağır suçlamalar yapıldı..” yolunda haberler yaymaya gayret ederken Çelik-İş Sendikası yanlıları ise “Türk Metal Sendikası adına çalışmalar yürüten Çelik-İş Sendikası eski Genel Eğitim Sekreteri ile eski Milletvekili çok önemli görüş ayrılıkları ve Bölgesel bazı nedenlerle hareketten koptular..” şeklinde haberler çıkartmaya çıkartmakla suçlanıyorlar.
Çelik-İş Sendikası ile Türk Metal Sendikası arasında başlayan “DEZENFORMASYON SAVAŞLARININ..” yaygınlaştırılarak “Tabanda ki işçinin kafasının karıştırılmasına yönelik..” çalışmaların,önümüzde ki günlerde biraz daha hız kazanacağına dikkat çekilmesi de anlamlı bir gelişme olarak gösteriliyor ve “Sinirleri sağlam olan,Tabanını sağlam tutan bu dezenformasyon savaşlarından yara almadan çıkabilir..” yolunda görüşler dile getiriliyor.
Bu arada,sürdürülen dezenformasyon çalışmaları sırasında,karşılıklı kaba kuvvet gösterilerinin yapıldığı şeklinde ki haberlerin çok tehlikeleri sonuçlar verebileceğine de dikkat çekilerek “Tarafların yoğun bulundukları bazı mekanların,rakip Sendika yanlıları tarafından basıldığı,olayların çıktığı gibi haberler,bu haberlerle paralel olarak dışarıdan gelen bazı insanların taraf değiştiren işçilere baskı uyguladığı şeklinde ki haberler tehlikeli ve bu tür haberlere her iki tarafından itibar etmemesi gerekir..” görüşlerinin dile getirilmesi anlamlı karşılanıyor.
Öte yandan,Karabük İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ise,gelişmeleri saniye/saniye izledikleri,en küçük bir olaydan bile haberdar oldukları vatandaşı rahatsız etmeden,gelişmeleri anında önlemeye yönelik,hemen her önlemin alındığı da gelen bilgiler arasında yer tutmaktadır.

1973 Kardemir Çalışanına 350 Lira Ödendi

e-Posta Yazdır PDF

feridun_tankuttttttKARDEMİR Yönetimi ile Çelik-İş Sendikası arasında varılan uzlaşma sonucu “Enflasyon farkı olarak..” KARDEMİR’DE çalışan Çelik-İş Sendikası mensuplarına 350 lira para ödendi.Bilindiği gibi Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Ferudun Tankut “Enflasyon farkı olarak,toplam 2100 lira paranın ,aylık 350 şer lira olmak üzere,6 aylık bir süre içinde ,Çelik-İş Sendikası Üyelerine ödeneceğini..” bir süre önce açıklamıştı.
Önce ki gün hesaplarına 350 lira paranın yattığına dikkat çeken Çelik-İş Sendikası Üyeleri “İşveren ve Sendikamız,yine söz verdiği tarihte ve sözünü verdiği miktarda parayı hesaplarımıza yatırmış.Bilindiği gibi bu parayı 6 ay süre ile alacağız.Ondan sonra da zaten Toplu İş Sözleşmemiz geliyor ve 350 lira para az değil,çok memnunuz.” Yolunda görüşler dile getiriyorlar.
KARDEMİR tarafından toplam 1973 çalışanın hesabına para yatırıldığı belirtilirken “Bu paralar yalnızca Çelik-İş Sendikası Üyelerine veriliyor.Çelik-İş Sendikası’ndan ayrılanlara ne yazık ki bir ödeme yapılmadı.O arkadaşlara da kendi Sendikaları böyle bir parayı vereceğini ve bu nedenle Banka da 700 bin lira paranın bloke edildiği söylenmişti.Çelik-İş Sendikası Üyeleri,hesaplarına yatırılan 350 lira paralarını önce ki günden itibaren almaya başladılar ve toplam 1973 kişiye para yatırıldığına göre,Sendikal sayılar da bu rakamlardan ortaya çıkıyor..” şeklinde de bilgiler verildi.

Hizmet Amacı İle Hareket Ettim

e-Posta Yazdır PDF

8D9_DSC_9621Karabük’ten, TBMM Başkanlığınca verilen “Üstün Hizmet Ödülüne “layık görülen İşadamı ve Sanayici Kamil Güleç ile İşadamı Seyhan Cengiz Turhan’a ödülleri,dün TBMM Salonlarında yapılan törenle verildi.

TBMM 2010 Yılı Üstün Hizmet Ödülleri, dün TBMM’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. TBMM tarafından 2010 Yılı Onur Ödülü’ne layık görülen 5'i dernek ve vakıf, 70'i sivil toplum örgütü ve şahıs olmak üzere toplam 75 Üstün Hizmet Ödülü düzenlenen törenle sahiplerine verildi.
Karabük’ten Üstün Hizmet Ödülüne 52 kimsesiz çocuğun yaşayabileceği kapasitede Güleç Sevgi Evlerini yaptıran Sanayici İşadamı Kamil Güleç ve Eskipazar İlçesine Anadolu Lisesi yaptıran İşadamı Seyhan Cengiz Turhan layık görüldü.
TBMM Tören Salonunda yapılan Törene;  Cumhurbaşkanı Vekili, TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin, Eski TBMM Başkanı Köksal Toptan, TBMM Başkanvekili ve Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Başkanı Nevzat Pakdil, ,Bakanlar, TBMM Başkanvekilleri, Divan Üyeleri, milletvekilleri, aday gösteren illerin valileri ve belediye başkanları ile ödül alacak kişi ve davetlilerinin katıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletine ulusal ve uluslararası düzeyde üstün hizmetlerde bulunanlara, Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlayanlara, halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerde bulunanlara, milli egemenlik ve demokrasi konularında yaptığı bilimsel çalışmalarla başarı gösterenlere verilen TBMM Üstün Hizmet Ödül töreninde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin ‘Amacımız, yüce bir gönülle, insan ve ülke sevgisiyle böylesi çalışma ve hizmetleri yerine getiren vatandaşlarımızı takdir ve hizmetlerine teşekkür etmektir. Yaptıkları değerli çalışmalarla TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nü alan sivil toplum örgütlerimizi, işadamlarımızı ve hayırseverlerimizi kutluyorum. Bu ödülün, onları motive edeceğine ve güzel çalışmaların takdiri açısından örnek olacağına inanıyorum. TBMM Üstün Hizmet Ödülüne layık görülen vatandaşlarımız okul, iş sahası gibi hizmetleriyle, kültürel ve bilimsel alanlardaki çalışmalarıyla toplumsal hayata katkı sunmaktadırlar. Bu ödüle layık görülen vatandaşlarımıza yaşamlarında sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum.’ dedi.
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin’in konuşmasının ardında ödül törenine geçilerek İl sırası ile ödüller verildi.
Ödül töreni sonrasında duygularını ifade eden işadamı Kamil Güleç, "Hayatım boyu ülkeme, memleketime ve aileme hizmet etmek için çalıştım. Sanayici unvanımla da aynı görevleri yapmaya gayret ettim. Bunun sonucunda da Türkiye Büyük Millet Meclisi'miz tarafından Üstün Hizmet Ödülü'ne layık görüldüğüm için son derece onurlu ve müteşekkirim. Beni bu ödüle layık gören ve bu mutlu günde beni yalnız bırakmayan başta Karabük Valimiz İzzettin Küçük, Güleç Sevgi Evlerinde kalan çocuklarımıza, Milletvekillerimize, Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan, Kardemir Genel Müdürü Fadıl Demirel, İl Genel Meclis Başkanı Hüsnü Özcan, Karabük, Safranbolu ve Eskipazar Belediye Başkanlarımıza ve Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimine teşekkür ediyorum" dedi.
Ödül almaya hak kazanan Seyhan Cengiz Turhan’ın yerine ödülü almaya gelen oğlu bu ödülü babasının adına aldığını ve böyle anlamlı ve onur verici bir ödülün kendilerini çok mutlu ettiğini ve kendilerini bu ödüle layık görerek aday gösteren Karabük Valiliğine teşekkür ettiğini ifade etti.
Daha sonra Karabük'ten gelen Güleç Sevgi Evleri'nde kalan çocuklar  ve protokol hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Gözü KARABÜK'e Diktiler...

e-Posta Yazdır PDF
TBalksz-1_kopyaürkiye’nin 5 büyük Demir-Çelik Üreticisi Firmanın bir araya gelerek kurdukları MARZİNC Anonim Şirketi kanalı ile “Geri Dönüşüm Bertaraf Tesisi..” kurmak ve bu tesis kanalı ile “Demir-Çelik Fabrikalarının Baca Tozlarını tutup,bu tozlarda ki,çinko ve kurşun maddelerini ayrıştırmayı..” hedefledikleri belirtiliyor.
5 Büyük Demir-Çelik Üreticisi Firmanın,bu tesisi kurmak üzere,birçok İl ve İlçeyi denedikleri,ancak,o yöre sakinlerinin “Bu tesisin çevre etkileri çok olumsuz.Bizi perişan eder..” gibi gerekçelerle,kendi yörelerine tesisin kurulmasına şiddetle karşı çıktıkları,halkın gösterdiği büyük direniş nedeni ile MARZİNC Anonim Şirketi’nin,tesisi o yörelere kuramadığı üzerinde duruluyor.
MARZİNC Şirketi yetkililerinin,en son olarak tesisi Karabük’e kurmayı planladığına dikkat çekilirken,Karabük Mülki İdaresinin ve Kent Yerel Yönetimi’nin,olaya sıcak yaklaşımı halkın tepkisini çekmeye başladığı da gözleniyor.
MARZİNC Anonim Şirketi “Geri Atık Bertaraf Tesisi..” olarak kurup,burada “Toplanan baca tozlarını ayrıştırarak çinko ve kurşun elde etme işlemleri sırasında,ortaya çevre ve su kirliliği çıkartacağı..” iddia ediliyor ve bu iddialara kanıt olarak da Bursa 1.İdare Mahkemesi’nin verdiği 19 ocak 2010 tarihli CED Raporunun iptal kararı gösteriliyor.
Öte yandan,Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de MARZİNC Anonim Şirketi’nin yatırımına OY BİRLİĞİ ile karşı çıktığı ileri sürülerek “Bu Şirket Ülkenin birçok yerinde bu tesisi kurmayı düşündü,ancak,her yerde tepki gördü.Şimdi Karabük’ü gözlerine kestirdiler.Ancak kuracakları tesis,esas itibarı ile,Ülkemizin imza koyduğu Kyoto Anlaşmalarına da aykırı.Zira o anlaşmalar gereğince atıklar bulundukları mahallerde bertaraf edilmek gibi bir zorunlulukla karşı karşıyalar.Karabük halkı bu Şirkete karşı gün geçtikçe daha duyarlı hale geliyor ve karşı çıkışlar başladı..” şeklinde de bilgiler veriliyor.
Öte yandan,MARZİNC Anonim Şirketi’nin KARDEMİR ile hiçbir bağının olmadığı da belirtiliyor ve KARDEMİR’İN kendi “BACA TOZLARINI TUTARAK..” bunları Yüksek Fırınlara yeniden şarj ettiğine belirtiliyor.
MARZİNC Anonim Şirketi ve bu gibi Şirketlerin çeşitli yerlerde kurmayı planladıkları,bu tür tesislere,hemen her yerde halkın çok ağır tepkisi olduğu da ifade edilerek “Örneğin ALİAĞA İlçesinde de İngiliz Sermayesi ile kurulan ZİNCOX Anonim Şirketi’ne İlçe sakinleri böyle bir tesisi kurdurmadılar.Karabük halkı duyarlı olsun ve böyle bir tesise kesinlikle rıza göstermesin..” gibi bilgilerde veriliyor.
Bu arada MARZİNC Anonim Şirketi tarafından kurulması düşünülen “Geri Dönüşüm Bertaraf Tesislerinin..” çevre üzerinde ki olumsuz etkileri nedeni ile,Organize Sanayi Bölgesi planlama uzmanı ve yapımcısının “Tesis için gerekli imar değişikliği önerisine sıcak bakmadığı ve böyle bir değişikliğe imza atmayacağını ilgili birimlere bildirdiği yönünde de..” iddialar gündemi sarsıyor.

Sayfa 3 > 10