Sancaktepe Belediyesi’nin Mehmet Abisi… « Bölgenin Sesi

SİBER GÜVENLİKTE 3 MİLYON İSTİHDAM AÇIĞI VAR!

Ataşehir, bahçeşehir, Beykoz, Bilim Teknoloji, Çekmeköy, Ekonomi, Genel, Gündem, İstanbul, Sancaktepe, Şile, Sultanbeyli, Tüm Manşetler, Türkiye, Ümraniye, Üsküdar

Numan Kurtulmuş: Üç dönem kuralı büyük oranda uygulanacak

Ataşehir, bahçeşehir, Beykoz, Çekmeköy, Genel, Gündem, İstanbul, Sancaktepe, Şile, Siyaset, Sultanbeyli, Tüm Manşetler, Türkiye, Ümraniye, Üsküdar

Dikkat;İstanbul için sağanak yağış uyarısı

Ataşehir, bahçeşehir, Beykoz, Çekmeköy, Genel, Gündem, İstanbul, Sancaktepe, Şile, Sultanbeyli, Tüm Manşetler, Türkiye, Ümraniye, Üsküdar

CHP’de 147 aday belli oldu

Genel, Gündem, İstanbul, Siyaset, Tüm Manşetler, Türkiye

Sancaktepe Belediyesi’nin Mehmet Abisi…

Bu haber 29 Temmuz 2018 - 17:13 'de eklendi.

Tatlı Dilli,  Güler Yüzlü Ve Sevecen…

 Sancaktepe Belediyesi denince akla gelen ilk isimdir Mehmet Ergün. 4 yıldır Sancaktepe belediyesinde basın danışmanı olarak görev yapıyor. Mehmet Ergün’ün en büyük özelliği tatlı dilli ,güler yüzlü ve samimi olması. İşte bu üç önemli faktör Ergün’ü diğer meslektaşlarından ayırıyor. Tatlı dili ve güler yüzü sayesinde çok önemli spor adamlarının, bürokratların ve sporcuların Sancaktepe belediyesinin düzenlediği tüm sportif faaliyetlerine katılmasını sağlayan bir numaralı isim. Basın camiası tarafından da büyük bir saygı ve sevgi gören herkesin Mehmet abisi, Mehmet Ergün’le ,yaptığı işin inceliklerini ,zorluklarını ve yaşadıklarını kendi ağzından farkıyla dinleyelim.

Kardeşim çok teşekkür ederim ancak Sancaktepe denilince akla gelen ilk isim çalışmaktan şeref, onur ve büyük mutluluk duyduğum Başkanımız Sayın İsmail Erdem’dir. Sağolsun bizim ilişkimiz, basın danışmanlığından öte abi kardeş ilişkisi gibi. Gece geç vakitlerde de olsa mesaj atsam o saatte bile bana döner ,cevap verir. Bir sıkıntı , bir elem, bir keder olduğunda ilk arayan insanlardan birisi Sayın Başkan İsmail Başkanım olur ve “Mehmet bey bize düşen bir görev neyse hiç çekinmeden söyleyin“ der.

Sancaktepe de çok mutluyum

Her şey para değil kardeşim. Ben bir yıl Ümraniye belediyesinde çalıştım. Anlaşamadım. Oradan Üsküdar belediyesine geçtim. 9 sene Üsküdar belediyesinde görev yaptım. Rahmetli Mehmet Çakır dönemiydi. Mehmet başkanla 2 sene çalıştım. Peşinden Mustafa Kara başkanımız geldi. Onunla da çok güzel beş sene çalıştık. Ardından da seçimler oldu. Şimdiki Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’le bazı fikir ayrılığı yaşadık. Tabi bu bir bayrak yarışı. Allah nerede görevi takdir ederse oraya gidiyorsun. Ben Üsküdar belediyesinden ayrıldım ama Hilmi (Türkmen) başkanla hala görüşürüm. Ne zaman telefon açsam cevap verir, bu güzel bir şey tabiki. Sancaktepe belediyesinde 4 yılı geride bıraktım.

Üsküdar’dan sonra Sancaktepe’ye alışmam zor oldu.

İlk zamanlar çok üzüldüm. Çünkü Üsküdar nere? Sancaktepe nere? Tarihi kültürel bir yer olan etrafı denizlerle çevrili olan Üsküdar’dan Sancaktepe’ye

Deniz’den karaya çıktın yani

Aynen öyle; mesela sen bir gazeteci olarak Üsküdar hakkında haber yapmaya kalksan her gün hemen hemen bir tane haber çıkarırsın. Ama Sancaktepe öyle değildi. Yeni ilçe olmuş.. Şu anda bulunduğumuz yerler, bundan 20 sene önce bomboş bir araziydi. Üç belde birleşmiş (Samandıra, Yenidoğan ,Sarıgazi )2009 yılında Sancaktepe ilçe belediyesi olmuş. İlk kurucu başkan da İsmail Erdem başkanımız. 2009-2018 bu ikinci dönemi. 9 sene olmuş. Şu anki Sancaktepe’yi görüyorsun. Şu anda İstanbulda en çok kalkınan, en çok tercih edilen ilçe Sancaktepe. Bunu ben söylemiyorum. Bunu tüm ekonomi veriler gösteriyor.

Önceleri çok bocaladım

2-3 ay öyle bir bocaladım, sendeledim. Çünkü tarihi turistik ve kültürel bir semt olan Üsküdar’dan kalkıp Sancaktepe’ye geliyorsun ama şimdi diyorum ki; iyi ki gelmişim. İyi ki Sancaktepe’de görev yapıyorum. Ne kadar şükretsem ,ne kadar başkanıma teşekkür etsem azdır.

Ben sevgili İsmail Başkanımdan şunu gördüm. İsmail Başkan sabahın altısında kalkar gece 00.00.01.00e kadar çalışır. Yani senin başkanın bu kadar çalışkan olunca sende mecburen çalışmak zorunda kalıyorsun. İster istemez ayak uydurmak zorundasın Eğer ayak uyduramazsan başarılı olamazsın, mümkün değil .Allah’a şükürler olsun.

Belediyenin Sportif faaliyetleri sizden soruluyor. Spor camiasına çok hakimsiniz. İnsanlarla diyaloglarınız çok iyi. Nasıl başarıyorsunuz bunu?

Çok basit bir örnek vereceğim. Daha önce yaşadığım bir olayı anlatacağım. Sizde gelmiştiniz o etkinliğe. Galatasaray Kulübü başkanı Mustafa Cengiz Bey’i belediyemizin sporcu  laboratuvarı diploma törenine davet ettik. Sağ olsunlar bizleri kırmayıp geldiler. Onore ettiler. Karşılıklı jest olarak Mustafa başkan da bizi Galatasaray Trabzonspor maçına davet etti. Biz de gittik loca da  maçı izliyoruz. Artık uzatmalar oynanıyor. Galatasaray 2-0 galip durumda ben her zaman yaptığım şeyi yaptım. Maç öncesi ve maç sonrası Fatih Terim hocama başarılar diler ,güzel temennilerde bulunurum. Maç 2-0 bitti diye düşünürken mesaj attım. Attığım mesajın saati 20.57. Tam uzatmalar oynanırken Muslera bir hata yaptı ve orta sahada golü yedi . O an 2-3 dakikada çektiğim sıkıntıyı bir  ben bilirim ,bir de Allah. Mesaj gitti.

Ne yazdınız mesaja?

Ya şöyle bir şey yazdım. “ Fatih hocam sizi ve futbolcularınızı tebrik ediyorum, yine şükürler olsun 3 puanı aldınız. Başarılarınızın devamını diliyorum. Allah mahçup etmesin“ diye böyle bir mesaj açmıştım. Böyle bir temennide bulunmuştum.20.57de ben mesajı attım. Selahattin kardeşim siz bu işleri çok iyi bilirsiniz ; aşağı yukarı 25 senedir sizde bu camianın içerisindesiniz. 21.05te  bana cevap yazdı. “Mehmet kardeşim Allah razı olsun. Çok teşekkür ederim. Saygılar sevgiler. “ diye. Şimdi bu benim için çok önemli bir şey. Sevmek mecbur değil ama saygı duymak zaruri. Fatih hocayı her insan sevmeyebilir. Şunu söyleyeyim sen de çok iyi bilirsin ki, maç biter soyunma odasında maçla alakalı bir kritik yapılır. Daha sonra Fatih hocam basın toplantısına gitmemiş, açıklama yapmamış. Bana Fatih hocam cevap yazma nezaketinde bulunuyor. Şimdi lafı şuraya getireceğim. Kulaklarımda problem olduğu için doktorum konuşmak yerine mesaj atmamı önerdi. Ben özel günlerde herkese ayrı ayrı mesaj atarım. Toplu mesaj değil ama herkese ayrı ayrı. Mesela gazeteci arkadaşlarımızı, televizyoncu arkadaşlarımızı ve yahutta göreve gelen arkadaşlarımızı doğum günlerinde, evlilik yıldönümlerinde tebrik eder ,sonra da çiçek gönderirim. Bunu yaklaşık 20 yıldır yapıyorum. Elit insanlara ben bunu yaparım.

Bu davranış mı sizi özel kılıyor, sevdiriyor. Yani insanlara değer veriş şekliniz mi?

Samimi insanlar çok az.

Senin mevkin makamın oldu mu telefonların susmaz günde 50-100 kişi arar. Ama hasbelkader emekli olmuşsun veya işi bırakmışsındır o gün 50 kez arayan insanlar aramaz olur, telefonların susar. İster istemez psikolojik olarak sendrom yaşar, üzülürsün. Ben her zaman şunu yapmışımdır. Üsküdar belediyesinde çalışırken x bir kanalın spor müdürünü aramıştım. Bana şöyle bir cevap vermişti“ abi söyleyeceksen çabuk söyle, işim var. “ Çok üzülmüştüm. “Peki özür dilerim“ deyip kapattım. 3 gün sonra duydum ki o kardeşimizi görevden almışlar. Yerine başka birisini getirmişler. “ Üzüldün mü? Çok üzüldüm“ ben o kardeşimizi kandillerde bayramlarda hala arıyorum. En son mesaj attığımda şu cümleyi kullandı. “ Abi yeter beni yeteri kadar rencide ediyorsun bir daha bana mesaj atma ben de seni arayacağım. “ O günkü telefon konuşmamızı hatırlayınca “kardeşim dünya malı elde iken tüm düşmanlar dost olur, elde birşey kalmayınca dost ve evdeki eşin bile düşman olur“ ama bir dünya işine bize ehemmiyet vermeyiz. Benim için sen her zaman iyi bir arkadaşsın, dostsun, kardeşsin. Çok duygulandı ve telefonunda gözyaşı dökmeye başladı.

Ben Kamyoncu Hasan Ergün’ün oğluyum.

Yani şunu söylemek istiyorum. Ben Şile’nin Kervansaray köyünden kamyoncu Hasan Ergün’ün oğluyum. Ben nereden geldiğimi çok iyi biliyorum. Rahmetli babam bana hep şunu söylemiştir “oğlum çalışanın işi çoğalır, çalışmayanın maaşı çoğalır. Ama sen yine çalışkan ol, dürüst ol, namuslu ol, arkamdan laf söyletme. “ Beni Şile’nin Kervansaray köyünde tanıyanlar hep rahmetli babama benzetir. Çünkü ben hiçbir zaman Riya’yı sevmem. En nefret ettiğim şey Riyakarlıktır. Sevdiğim insanı severim, sevmediğim insana da yapmacık sevgi göstermem. Doğalım. Bir hatası varsa hatasını da, günahını da, sevabına da, yüzüne söylerim. Ha! yanlış mı yapıyorum? Aslında doğru yapıyorum. Bizim milletin genetiğinde şu anki duruma göre bizim gibi insanlar pek geçerli sayılmıyor. Mesela “Ahmet kardeşim senin yüzüne konuşsam mı daha iyi ? yoksa arkandan konuşsam mı? “Yüzüme karşı diyor. Söylüyorum bu seferde adam bana küsüyor. Maalesef öyle…

Spor  İstanbul’un gecesi vardı Allah razı olsun trtspor, cnn türk,aspor, stargazetesi, sabah fomaç gazetesinden arkadaşlarımın bana yaklaşımı müthiş.

Peki size bu camiaya sevdiren şey nedir? Neden insanlar sizi çok seviyor ?

En önemlisi tatlı dilim, güler yüzüm, sevecenliğim ama en önemlisi samimiyetim. İkincisi de az önce bahsettiğim gibi çoğu arkadaşımın doğum ve özel günlerinde aramam veya mesaj atmam. Mesaj bile olsa hatırlanmak güzel bir şey. Ben herkesin doğum gününü not almışımdır. Şu anda en çok uzak olduğumuz şey

 S-A-M-İ-M-İ-Y-E-T

Yaptığın işin hep güzel yönlerini anlattın, peki zor tarafları nedir?

Şimdi sevgili kardeşim asıl sorun burada. Basın danışmanlığı dışarıdan herkese kolay geliyor. Çevremdekiler diyor ki; Mehmet abi. Ne güzel! Kendine ait bir odan var, altında araban var, belediyede çalışıyorsun ama insanlar içi yüzünü bilmiyor. Bir program oluyor. Tabi haber değeri olan etkinlik var, bir de olmayan etkinlik var. Ben genelde %100 haber değeri olan etkinliklere basın mensubu arkadaşlarımı çağırırım bu bütün belediyeler için geçerli. Başkanlar ister ki; benim her yaptığım haber olsun. Fakat işin aslı öyle değil. İstanbul’da 39 tane ilçe belediyesi var. Bu gazeteci arkadaşlar belediyelerin her haberini yapmaya kalksa diğer haberlere sıra gelmez. Onun için çok zorlanıyorum, haber özelliği olan bir mevzu olsa bile. Niye zorlanıyorum? Biraz önce bahsettim. İstanbul’da her belediye kendine göre bir etkinlik yapıyor . Peki biz bunu nasıl başarıyoruz dersen, söylediğin gibi ikili ilişkiler, rica millet yapmaya çalışıyoruz . Bazen %10 başarılı oluyorsun bazen %50 bazen de hiç olamıyorsun. Ben hiçbir zaman gardımı düşürmedim.

Hayal kırıklığı yaşadın oldu mu?

Başkanla hiç bir problemim olmadı. Allah razı olsun. Mehmet Ergün’ün ne kadar çalışkan bir insan olduğunu bilir. Ama çok stres yaşadım. Rahmetli Turgay Şeren’in vefa gecesinde. Üsküdar’dan Sancaktepe’ye geldiğimde başkanıma Berlin partneri Turgay Şeren’e vefa gecesi düzenleyelim teklifinde bulundum. O da kabul etti. Hatta daha önce de Alemdağ’da bir huzur evinde kalan Necmi Tanyolaç’ı ziyaret etmiştik. Hatta bir kitap yazmıştı, basımına da başkanım yardım edecekti. Kitap tam basılacaktı ki vefat etti. Neyse Turgay Şeren’in geceyi sorunsuz bir şekilde düzenledik. Ancak geceye bir kaç gün kala stres yapmaya başlıyorsun. Başarılı olacak mı? Olmayacak mı? Konuklar gelecek mi? Gelmeyecek mi? Bir sürü sıkıntı yaşıyorsun. Allah’a şükürler olsun o geceyi yaptık. Muhteşem oldu. Tarifi mümkün değil, anlatamam. Tüm spor camiası oradaydı. Görsel ve yazılı basında çok büyük ilgi gösterilmişti. Müthiş haberler yapıldı. Ama ben bir hafta sonra anjiyo oldum. Strese vücudum dayanamadı.

Basın danışmanlığı kolay değil!

Hiç kolay değil. Organizasyonlar olduğu zaman çok büyük stres yaşıyorsun. Haberini yaptırabilecek miyim? Yoksa yaptıramayacak mıyım? Çünkü o organizasyonu gazete ve televizyonlarda yayınlattığın zaman müthiş bir haz duyuyorsun. En önemlisi de görevini ifa etmiş oluyorsun. Ben istiyorum ki böyle bir nokta atışı yapayım kim istediğimiz haber olsun. Başka bir örnek vereyim. Geçtiğimiz ay sporcu performans laboratuvarında mezun olan çocuklara diploma töreni düzenledik. Bu törene Galatasaray başkanı Sayın Mustafa Cengiz’i davet ettik. Sağolsun bizi kırmadı ve davetimize icabet etti. Başkanım İsmail Erdem’le birlikte çocuklara diplomalarını verdiler. Bütün gazete ve televizyonlarda haber oldu. Hem Sancaktepe belediyemizin hem de sporcu laboratuvarımızın reklamı oldu. Allah’a şükür haber konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyorum.

Bu tür organizasyonlarla siz mi ilgileniyorsunuz?

Evet başkana sunuyorum. O da sağolsun hiçbir şekilde reddetmiyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.