Kocaoğlu’ndan çarpıcı açıklamalar « Bölgenin Sesi

İstanbul Barosu başkanlığı seçiminde kavga

Genel, İstanbul, Tüm Manşetler, Türkiye

Dünya Süt Zirvesi Güney Kore’de gerçekleştirildi

Genel, İstanbul, Tüm Manşetler, Türkiye

İstanbul Baro Başkanı seçimleri protestoyla başladı

Genel, İstanbul, Tüm Manşetler, Türkiye

Kocaoğlu’ndan çarpıcı açıklamalar

Bu haber 09 Ekim 2018 - 0:08 'de eklendi.

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına konuk oldu. Başkan Kocaoğlu, programda partiyi bırakmadığını ama siyaseti bıraktığını söyledi. CHP’li olduğunu ve başka hiçbir oluşumun içinde yer almayacağını belirten Kocaoğlu, Muharrem İnce’nin ise CHP için umut olacağını düşünmediğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CNN Türk televizyonundaki Tarafsız Bölge programında gazeteci Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı. Başkan Kocaoğlu, 2014 seçimlerinde de aday olmayı düşünmediğini bir kez daha belirterek, “Belediye başkanlığı için 10 senenin yeterli olduğuna inanıyordum. O dönem AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım olmuştu. Güçlü bir ismin karşısına çıktım” dedi. Aziz Kocaoğlu, “AK Parti yine güçlü bir ismi karşınıza çıkarırsa düşünceniz değişir mi? sorusuna da, “Şu anda siyasette AK Parti içinde bir numaralı isim cumhurbaşkanı, 2 numara da Binali Yıldırım. Meclis başkanıyla yarıştım” yanıtını verdi. “Genel başkan mı olmak istiyorsunuz? sorusunu da yanıtlayan Kocaoğlu, “Hayır kesinlikle. Ne milletvekilliği ne başka bir şey” dedi. 2014 seçimlerinde Meclis Başkanı Binali Yıldırım ile yarıştığı hatırlatılarak, “Meclis başkanını yendim mi diyorsunuz? sorusuna da, “Haddimi aşmak istemem. O saygısızlık olur. Binali Yıldırım Meclis Başkanı oldu, biz de onunla gurur duyuyoruz. Ben zaten siyasetçi değilim. Ben iş adamıyım. Siyasetle yolumuz kesişti. 2001’de siyasete girdik. 18 sene sonra noktayı koymaya çalışıyoruz” dedi.

“ADAY OLMAYACAĞIMI BİLİYORDU”

Başkan Aziz Kocaoğlu, genel merkez ile arasında sorun olmadığını yönündeki soru üzerine, “Kimseyle aramda problem yok” cevabıyla karşılık verdi. Ahmet Hakan’ın, “Ama sizi hala aramamış” çıkışı üzerine Kocaoğlu, “Aramasına gerek yok. Benim de Sayın Genel Başkanı aramama gerek yok. 2014 seçimlerinden sonra da her konuşmamızda ben aday değilim, adayını hazırla dedim” diye konuştu. “Nezaket olarak araması gerektiğini düşünmüyor musunuz” sorusuna da  “Hayır düşünmüyorum. Benim de onun da bildiği konu. Kendisiyle konuşmadım” dedi. Kocaoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nu aramaması ile ilgili, “Siyasette benim ilk öğrendiğim şey şu; bildiğin soruyu sormayacaksın. Genel başkan benim aday olmadığımı biliyor. Kaç senedir söylüyorum. Aday olmayacağımı bilen genel başkana aday olmayacağımı açıklayacağım demek ne demek? Canı isterse kendi arar” açıklamasında bulundu.

‘ADAMCI SİYASET YAPMADIM’

Kocaoğlu, “Muharrem İnce’ci kanattan mısını ?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Hayır efendim. Ben hiçbir kanattan olmadım. Ben 65 sene önce oy pusulası dağıttım. Hiçbir zaman adamcı olmadım. Adamcı siyaset yapmadım. Benim ekibim de yok. Doğru yapıyorsam gelin beni destekleyin. Siz doğru yapıyorsanız ben sizi destekleyeyim. Ben hata yapıyorsam siz ortak olmayın siz hata yapıyorsanız ben ortak olmayayım. Değişimden kastım genel başkan önderliğinde partide köklü bir değişim yapılsın demiştim. Adaylığımla hiçbir alakası yok. 2014 seçimlerinden 6 ay önce almış olduğu bir karardı.”

“Genel başkan size ihtiyaç var derse” sorusu üzerinde de Başkan Kocaoğlu, “Buna cevap vermek kendi kurallarıma göre pek doğru değil. Genel başkan bunu teklif ederse ben bunun cevabını veririm” dedi. Bunun üzerine gelen “Kapı aralık mı” sorusuna Kocaoğlu, “Geçiniz” yanıtı ile karşılık verdi.

KOCAOĞLU ÖNERİLERİNİ PAYLAŞTI

Kocaoğlu, CHP’nin başarılı olması için önerilerini de sıralayarak, şunları söyledi:

“CHP, benim partim, bugüne kadar Türkiye’yi nasıl yöneteceğine, belli başlı ana problemlerin neler olduğunu, bunların nasıl tedavi edilip, ülkenin refaha çıkacağı bir yol haritası belirlememiştir bana göre. Ekonomide, terörde, dış politikada ne yapmak lazım? CHP’nin bunları temellendiremediğini söylüyorum. Bunu ben de vatandaş da anlamıyor. Anlatamıyor demiyorum. Planı yok diyorum. Açık söylüyorum. Eski genel başkanımız Deniz Baykal’a da şimdi genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na da defalarca anlattım. Bu partinin politika üreteceği bir mutfağı yok. Bilene sormadan, halka gitmeden çözüm üretemezsiniz. Aynı şeyleri söyleyerek, aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuç beklemek bana göre doğru değil. Ben bunu iddia ediyorum. Ben farklı bir şey görmedim. Ülkeyi yönetecek partinin, kenti yönetecek belediye başkanını, şirketi yönetecek CEO’nun yapacağı her hareketi, söyleyeceği her söylemi tutarlı bir projeden bahsetmesi lazım. Makro bir problemi konuşurken mikrodaki yansımalarını da halka anlatabilmelisiniz. Mikroyu konuşurken de makroya getirip bağlamanız lazım. Ben 15 senedir belediye başkanlığı yapıyorum. Aklın ve bilimin rehberliğinde hareket ediyorum. Yarımada’da hem akademisyenlerle hem de orayı bilenlerle projeler yaptım. Biz size proje yapıyoruz demedim. Siz ne istiyorsunuz, ne yapılırsa sizin ekmeğiniz büyür dedik. Yarımada kalkınma planını yaptık. Bakırçay ve Gediz de 1 senede plan yaptık. Döndük Küçük Menderes havzasında da 1 senede plan yaptık. Bir kısmında turizm, tarım, hayvancılık, organik tarım, bisiklet yolları var.”

‘ÖRNEK BİR BELEDİYECİLİK’

Sık sık tartışma konusu olan ‘İzmir CHP’nin kalesi’ söylemine dair de görüşlerini paylaşan Başkan Kocaoğlu, “Öyle bir şey yok! Kesinlikle yanlış. Tarihe bakarsanız, çok partili döneme bakarsanız böyle bir durum yok. Partinin baraj altında kaldığı dönem vardı. Şu anda partinin oyu son seçimde yüzde 42. Muharrem İnce’nin aldığı oy yüzde 54 küsur. Yerel seçimde dinamikler farklıdır. Adaya bağlıdır. 15 senelik İzmir belediyeciliği örnek bir belediyeciliktir. Eksiklik ve hatalar vardır. Kim işi tam bitirmiş, biz bitireceğiz. Biz İzmir’i nasıl kalkındırırız dedik. Evet kalkındırdık. 2004 senesinde İzmir’in durumuna baksınlar. İktidarın da payı vardır. Yerel yönetimin payı daha fazladır. Yerel yönetim kente merkezi hükümetten daha fazla yatırım yaptı” diye konuştu.

“İNCE GELSE DEĞİŞİM OLMAZ”

Başkan Kocaoğlu, kendisine yöneltilen “Muharrem İnce gelseydi kafanızdaki değişim olur muydu?” sorusu da, “Kesinlikle olmaz. Zihniyetin değişmesi lazım. Bu kişilere bağımlı bir iş değil. Ne Kılıçdaroğlu’nu ne İnce’yi suçluyorum. Bu kadro hareketidir. Aklın ve bilimin rehberliğinde proje yapılacak. Kadroların ülkenin sorunlarını dert edinmesi ve bunlara sağlıklı ve tutarlı projeler üretmesi gerekiyor. CHP yüzde 25 oy alan bir parti. Ben CHP’nin ülkeye umut olamadığını söylüyorum. Hak ettiği yere taşınması gerekiyor. Ben partiliyim. Hiçbir yere de gitmem. O ayrı bir konu. 15 senedir çırpınıyorsunuz, üretmeye çalışıyorsunuz, örnek çalışmalar yapıyorsunuz. Bunun genelde Türkiye için yapamadığınız zaman sizin İzmir’de yaptığınız iş İzmir’de kalıyor. İktidar olmanız lazım. Ayrı bir ekonomik model ortaya koyması lazım. Türkiye’de bugün ortaya konan model Türkiye’yi hiçbir zaman krizden çıkaramaz. Bundan çıkarsın bu modelle kaç tane kriz geçirdik? Daha fazla borç alınarak devam eden bir düzen var. Ekonomik ve siyasi ödün vererek çıkmaza doğru gidiyoruz. Bu ekonomik model gelişmiş ülkeler için geçerli olabilir. CHP’nin üzerinde durması gereken model değişikliği. Eleştiri getirmek ayrı bir şey ortaya bir şey koymak lazım. Eleştirmek dünyanın en kolay işi” dedi.

‘İNCE UMUT OLMAZ’

CHP’nin muhafazakar kesimden oy alamadığı algısı olduğu sorusuna Kocaoğlu, “Bu iş ‘Gavur İzmir’e kadar gider. Türkiye’nin her tarafı ne kadar inançlı ve Müslüman ise İzmir de öyle inançlıdır. Oy alınmaz diye bir şey yok. Oy alınır. Herkesten oy alınır. Yeter ki sen ona göre politika üret, ona göre duruş sergile, elinden tut, kader birliği yap. CHP alerjisi var olduğu söylenen bir şeydir. CHP alerjisinin CHP’yi iktidara getirmeyecek boyutta olduğuna inanmıyorum. Değişebilir, değişir” dedi.

Kocaoğlu, “Muharrem İnce CHP için umut olur mu?” sorusunu da “Ben umut olacağını sanmıyorum” cevabını verdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.