Kim demişse doğru demiş…
Kentli olmak ve o ruha göre hareket etmek zor zanaattır diye.
Neden mi?
Kentli olmak belli bazı kuralları içerdiği için…
Herkesin her istediğini kendi kafasına göre yapmasının olabilirliliği olmadığı için
Biz diyoruz ki;
Kentli olmak için birinci koşul ;“kentte oturmanın” farkında olmaktır.
Kentte yaşamanın farkında olmak ne demek?
Kentin kurallarına göre yaşamayı kabullenmektir.
Bu durum kentli olmanın önemli vasfı hatta .olmazsa olamazıdır
Kentin kuralları bir bütün olarak o kentin yaşama geleneğini oluşturur
Bu kurallar dizesi kent ile insanlar arasındaki ilişkilerde yaptırım gücünü belirler.
Kent yaşamında bu kuralları kim koyar?
Kurallar neye göre işlevsellik kazanır?
Kent kurallarının kaynağı neye dayanır?
………………………………
Kenti kente has özellikte yaşanılır kılan insanlar yaşam ile ilgili gelenekler oluştururlar.
Bu geleneklerin toplamı kent anayasasının kaynağını oluşturur.
Aslında böyle bir anayasa yoktur.
Yani her şey manevi yaptırımlara dayanır.
Ancak insanlar gerçekte böyle bir anayasa varmış gibi kurallar örgüsünü bozmadan hareket etmeye çalışırlar….
Mesela ne gibi mi?...
Selamlaşma bunun en güzel örneğidir.
Hal hatır sorma…
Dayanışma içinde olma…
Düğün ve dernekte birlikte bulunma…
Acıları ve sevinçleri paylaşma…
Selamlaşma bir kentte iyi ilişkileri başlatan sihirli bir söylemdir.
Selamlaşma ve hal,hatır sorma o kentin saygınlığının ve ruhunun simgesidir.
Bu durum “kentlilik bilincinin oluşma sürecini” hızlandırır.
Kente sahiplenme duygusunu kuvvetlendirir.
Birlikte hareket etme bilincini geliştirir..
Öyle kentler var ki çöpçüleri çalışmadıkları halde temizdirler.
İçinizden caddelerini öpmek geçer.
Yollarda gezerken estetik görüntüler sizleri etkiler.
Ağaçları bir şemsiye gibi size gölge yapar.
kentte yaşamanın huzuru içinize yansır.
Caddelerinde bir ferahlık vardır.
Adeta size yaşama sevinci aşılarlar…
Kendini bilen kentler ve onun bilinçli sahipleri için övgüler düzmeye gerek yok…
Çünkü böyle kentlerde insanlar caddelerde bağıra bağıra yüksek sesle konuşmazlar.
Çevrelerine rahatsızlık vermezler…
İnsanlar içtikleri sigarının izmaritini yere atmazlar…
Hepsinden öte ,yerlere, ulu orta tükürmezler…!
………………………


