Erdoğan; “Hukuk şirketlerine karşı değiliz, ancak şube ve ortak sayısına sınır getirilmeli”
Hukuk alanında özel hastanelere benzer şekilde çok sayıda avukatın bir arada çalışacağı hukuk şirketlerine izin verecek yasa değişikliği için çalışma yapıldığı öğrenildi.2012 yılı içinde mecliste ele alınması beklenen yeni avukatlık yasası ile getirilmesi planlanan düzenleme konusunda yoğun tartışmalar yaşanıyor.
12-13 Kasım tarihlerinde Ankara’da yapılan 24.Baro Başkanları toplantısında yeni avukatlık yasası ve şirketleşme olayı ele alındı.Toplantıda konuşan Karabük Barosu Başkanı Av.Rıdvan Erdoğan, hukuk şirketlerinin kuruluşuna karşı olmadıklarını, ancak tekelleşmenin önlenmesi bakımından şube ve ortak sayısına sınır getirilmesi gerektiğini bildirdi. Erdoğan şu görüşleri dile getirdi ” Öncelikle Avukatlık kanununun yeni baştan ele alınarak değiştirilmesi girişimini olumlu bir gelişme olarak görüyoruz.Bu kanunun mutlak surette değişmesi gerektiğini biz de uzun zamandır dile getiriyoruz. Karabük Barosu’nun görüşü avukatlık kanununun yeni baştan yapılması şeklindedir.Eski kanun üzerinde değişiklik yapılarak beklenen faydanın sağlanması mümkün değildir.Bizim burada hassas olduğumuz konu, yeni avukatlık kanununun tamamıyla baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin inisiyatifi ile düzenlenmesidir. Bu konuda gerekli çalışmayı yaparak ve gerekirse bir komisyon kurarak üzerinde mutabık kalacağımız bir metni ortaya çıkarmalıyız.
Bu çerçevede Karabük barosunun önerileri ile ilgili olarak öncelikle yeni kanun ile getirilmesi düşünülen şirketleşme olayına değinmek istiyorum.Bizim baro olarak şirketleşme olayına herhangi bir muhalefetimiz yok. Günümüz şartlarında nüfus artışı, avukatlık faaliyetinin ve dava türlerinin çeşitlenerek şehirlerarası nitelik kazanması gibi durumlar dikkate alındığında çok sayıda avukatın bir arada olduğu hukuk bürolarına ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Bu bakımdan şirketleşmeye karşı değiliz.Ancak bu konuda tekelleşmenin de önlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki soru işaretlerinin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Şirketleşmeye izin verilmesi durumunda bunun sınırları acaba nasıl olacaktır ? Örneğin İstanbul’da kurulacak bir hukuk şirketi Türkiye’nin her yerinde, tüm illerinde şube açabilecek midir ? Kurulacak şirketteki avukat sayısı ne olacaktır ? Örneğin bir hukuk şirketi binlerce avukatı bünyesinde barındırabilecek midir ? Bu konuların iyi tahlil edilmesi ve tekelleşmenin önlenmesi bakımından şube ve ortak sayısına sınırlama getirilmesi gerekiyor.Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince yargının bağımsızlığı çok önemli olduğu gibi yargının kurucu unsurlarından olan savunmanın bağımsızlığı da çok önemlidir.Kurulacak şirketlere tüm ülkede şube izninin verilmesi ve binlerce avukatı bünyesinde barındıran şirketlerinin ortaya çıkmasıyla tekelleşme doğacaktır. Tekelleşme sonucu savunmanın bağımsızlığının ortadan kalkacağını ve özellikle baroların belli hukuk şirketlerinin ve çıkar gruplarının kontrolü altına girerek gerçek işlevlerinden uzaklaşacaklarını şimdiden görmemiz gerekiyor. Bu noktada baroların toplumu aydınlatma, topluma önderlik etme misyonundan uzaklaşmaları, milli çıkarların savunulması noktasında görevlerini yapamaz hale gelmeleri ihtimali bulunmaktadır.Bu bakımdan şirketleşme olayının iyi incelenmesi gerekiyor.Hukuk şirketlerine tamamen karşı çıkmak doğru değil.Ancak buna izin verilmesi durumunda sınırlarının iyi belirlenmesi gerekiyor.Yabancı hukuk şirketlerinin ülkemizde faaliyette bulunmalarına da kesinlikle izin verilmemesi gerekiyor.”dedi.