‘Evladımın kokusuna hasret kaldım’ « Bölgenin Sesi

‘Evladımın kokusuna hasret kaldım’

Bu haber 04 Ocak 2020 - 18:48 'de eklendi ve 948 views kez görüntülendi.

Diyarbakır annelerinden Yıldız Ballı, “Her gün kızımın gömleğini koklayıp yatıyorum. Evladımın kokusuna hasret kaldım. Artık dayanamıyorum, evladımı bana versinler.” dedi.

Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül’de başlattığı oturma eylemi 124’üncü gününe girdi.

Oğlu Mehmet’e kavuşma ümidiyle Ağrı’dan gelerek eyleme katılan baba Salih Gökçe’nin Kürtçe ağıt yakması çadırdaki annelere duygusal anlar yaşattı.

Konya’dan gelen ve 16 yaşındaki kızı Yasemin için oturma eylemine katılan anne Yıldız Ballı, başlattıkları oturma eylemini sürdürmekte kararlı olduklarını belirterek, “Hiç heveslenmesinler buradan kalkmayacağız. ‘Soğuktur, kıştır, bunlar gidecek.’ demesinler, gitmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Ballı, şöyle konuştu:

“Her gün kızımın gömleğini koklayıp yatıyorum. Allahımdan dileğim, benim evladımı götürenler evlatlarının kokusuna hasret kalsın. Evladımın kokusuna hasret kaldım. Yaseminime 6 yıldır hasretim. Kızımın gömleğini kendime yastık yaptım. Artık dayanamıyorum, evladımı bana versinler. Benim ve bütün annelerin evlatlarının geri dönmesini istiyorum.”

Kızı Yasemin’e seslenen Ballı, “Kızım, sesimi duyuyorsan gel. Hiçbir şeyden hiç kimseden korkma. Bir ölü, bir diri haberini aldım artık dayanamıyorum.” dedi.

Oğlu Erkan için oturma eyleminde yer alan baba Fahrettin Akkuş da eylemlerinde 124’üncü güne girdiklerini, bugüne kadar HDP’liler tarafından bir açıklama yapılmadığını söyledi.

Partinin yönetici ve milletvekillerinin kendilerinden kaçtığını dile getiren Akkuş, şöyle dedi:

“Kaçmakla bu iş yürümez. Kaçmakla kurtulmanız mümkün değil. Bu çocuklar nasıl götürülmüş ise bu insanların çocukları aynı şekilde getirilsin. Biz 124 yıl da olsa buradan kalkmayacağız. Bunlardan sadaka değil çocuklarımızı istiyoruz. Bizim çocuklar 5 yıldır nerede? Ne bayram kaldı ne başka bir şey. Bir hayat yaşamadık. Yavrularımız için gece gündüz ağlıyoruz.”

Akkuş, başka bir partinin önüne gitmediklerini adreslerinin belli olduğunu işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bizim adresimiz burası. Bizim çocuklarımızı bunlar götürdü, buranın kapısındayız. Çocuklarımızı almadan buradan gitmiyoruz. Hırsız bir yere kadar gider. Hırsızı yakalayacaksın. Hırsızımız belli, hedefimiz belli, kim çocuğumuzu götürdüyse adres belli. Biz yavrularımızı bunlar için beslemedik.”

Evlat nöbetindeki ailelerin ‘yağmur’ önlemi

HDP İl Başkanlığı binası önünde kurdukları çadırda acılı bekleyişlerini sürdüren aileler, zorlu kış şartlarıyla baş etmeye çalışıyor.

Yağmur sularından oluşan selin eylem yaptıkları çadıra girmesini önleme çalışan babalar, beton harcıyla çadırın etrafını kapattı.

Süleyman Aydın, sıcak bir mevsimde eyleme başladıklarını fakat şimdi havaların soğuduğunu belirterek, şöyle dedi:

“Burada kalıcı olduğumuz için çadır kurduk. Yağıştan dolayı çadırın içine su giriyor. Su girmesin diye çadırın etrafına beton döküyoruz. Çocuklarımızı HDP’den almadan hiçbir yere gitmiyoruz. Yağmurda çadırın içine çok su giriyordu. Kar da kış da olsa biz hiçbir yere gitmiyoruz. Kendi önlemimizi kendimiz alıyoruz. Bilsinler ki biz burada kalıcıyız. Hiçbir yere gitmiyoruz.”

Baba Celil Begdaş da yağmur ve kar yağışına karşı önlem aldıklarını dile getirdi.

Kendi imkanlarıyla getirdikleri beton ve kumla çadırın etrafını kapatmaya çalıştıklarını aktaran Begdaş, “Kimse demesin, ‘Kalkacaklar.’ Çadırın etrafını kalıcı olarak yapacağız. Kar, çamur demeden çocuklarımız gelene kadar bu çadırı kaldırmayacağız. Oğlum buradan gitti, buraya gelecek.” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.