AHMETLİ’DE RAHMİ ÇAKAR RÜZGARI « Bölgenin Sesi

AHMETLİ’DE RAHMİ ÇAKAR RÜZGARI

Bu haber 23 Mart 2019 - 21:56 'de eklendi ve 361 views kez görüntülendi.

Cuma akşam saat 8.30’da Ahmetli Düğün Salonu’nda gerçekleşen organizasyonda Rahmi Çakar rüzgarı esti. Salona sığmayan kalabalıktan Rahmi Çakar’a büyük bir sevgi şöleni yaşandı. Program,meclis üyesi adaylarının tanıtımının ardından,Şile Belediye Başkan Adayı Rahmi Çakar’ın kendisine yoğun ilgi gösteren halkı selamlamasıyla başladı.

Gönül İttifakı vurgusuyla başlayan Rahmi Çakar, şu sözleriyle devam etti:“Allah hepinizden razı olsun. Değerli dostlar, muhterem hemşehrilerim. Bizler yaklaşık 40 gündür seçim kampanyamızı yürütüyoruz. Bu 40 gün içinde, herhangi bir toplantımızda, herhangi bir söylemimizde ne incitici bir kelime, ne de bir başka tarafı üzecek veya rakibimizi rencide edecek bir cümle kurmadık. Kurmamaya da özen gösteriyoruz. Biz ne yapacağımızı, Allah nasip eder, göreve sizler tenzip buyurursa; yaşadığımız bu güzel coğrafyaya nasıl hizmet edeceğimizi gittiğimiz her yerde anlatmaya çalıştık. Çünkü biz hep şunu söyledik. Bu bir yerel seçim, yerel seçimi genel seçimle karıştırmamamız lazım.

Bir ucu Karakiraz, bir ucu Çelebi olan bu güzel coğrafyada bugüne kadar kardeşlik duyguları içerisinde, samimiyet içerisinde nasıl yaşadıysak, bundan sonra da aynı güzellik ve duygularla yaşamaya devam edebilmemiz için dışarıdan hiçbir müdahaleyle, bu kardeşlik duygumuzun bozulması için birileri tarafından nifak sokulmaya çalışılsa da biz buna müsaade etmeyeceğiz dedik. Bakın bu muhteşem tablonun içerisinde bugün burada, 6 asırdır bu coğrafyada olan büyüklerimiz de var, 1 asırdır burada olan büyüklerimiz, dostlarımız da var, bizimle birlikte on yıl olmuş, yirmi yıl olmuş fark etmeksizin, belli nedenlerle buraya göç etmiş ve asla yaşadıkları süre içerisinde hiçbir ayrılıkçı hareket içerisine girmeden, bu güzel coğrafyanın daha da güzelleşmesi adına birlik ve beraberlik içerisinde bize sundukları o güzel katkıdan dolayı gönüldaşlarımıza, kardeşlerimize sizlerin huzurunuzda bir ev sahibi edasıyla çok teşekkür ediyorum.

Biz bugüne kadar nasıl kardeşçe yaşadıysak, inşallah bundan sonra da aynı güzellikle ve kardeşlik içerisinde yaşamımızı sürdüreceğiz. Hiçbir faktör bizim içimize nifak tohumu sokamayacak. Asla izin vermeyeceğiz, çünkü biz bu coğrafyayı seviyoruz, burada kardeşlik hukuku içerisinde hep beraber yaşamaya devam edeceğiz. Onun için herkes şunu iyi bilsin ki; bu huzurun Şile’de bozulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu bir siyasi oyun da olsa, başka bir sebep de olsa biz buna hep beraber karşı duracağız. Değerli hemşehrilerim bir yerel seçime gidiyoruz. Biz asla sivri dil kullanmadık, kullanmamaya özen gösteriyoruz. Çünkü biz şunu biliyoruz;1 Nisan’dan sonra Üsküdar Caddesinden veya Ahmetli’den geçerken biz yine yüz yüze bakacağız, onun için seçim atmosferine kapılıp, birbirimizi üzücü cümleler kurmamaya ben şahsen özen gösteriyorum. Bunu biz başlattık, biz sürdürmeye devam edeceğiz.

Kardeşliğimizi, birlikteliğimizi asla kimsenin bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bu güzel coğrafyada tüm özellikler, güzellikler hepimize yetecek düzeyde. Bakın biz diyoruz ki; Allah nasip eder, sizler de takdir ederseniz 1Nisan sabahı göreve geldiğimizde bazı icraatlarımız var. Bunlar hizmet amaçlı icraatlar. Eskiden, belli bir yaşın üstü büyüklerimiz çok daha iyi bilir, bizim geçim kaynaklarımız ormancılık, tarım ve hayvancılıktı. Bugün gelinen bu noktada artık gelişen çağın şartların gereği o gelir kaynaklarımız tükendi. Allah’ın bize bahşettiği bu güzel coğrafyada, bu inanılmaz özelliklerin, güzelliklerin olduğu bu coğrafyada biz turizmden yeterli oranda pay alamıyoruz. Bakın 20 Milyon nüfuslu İstanbul’un yanındayız. Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanına yılda 8.5 milyon turist iniyor.

Şile’nin bu turizmden aldığı pay%00.3. Bu kadar güzel bir coğrafyada, bu kadar tabiat güzelliklerine sahip bir beldede yaşıyoruz ama yeterli payı alamıyoruz. Onun için turizm birinci önceliğimiz, turizmin desteklediği unsurlar var, turizmi destekleyen unsurlar var. Bu bölge insanımızın o kadar farklı özellikleri, öyle güzel potansiyelleri var ki içimizde bu coğrafyanın kitabını yazan, tüm farklılıkları, nerede hangi değerlerimizin olduğunu bilen yetişmiş insan gücümüz var. Bu kadar özel bir coğrafyaya hakim olmamıza rağmen belki Türkiye’de turizm beldeleri arasında en az payı alan turizm beldesi konumundayız. İnşallah biz göreve gelir gelmez ilk icraatımız Şile’miz bir turizm beldesi olması için tüm unsurları harekete geçireceğiz.

Turizm Şile’de artık 1.5 ay değil 12 ay olacak.

Yalnızca yaz turizmi değil, farklı özellikleri bünyesinde bulunduran, her alanda bir turizm beldesi olmayı hak ediyoruz. Bu konuda yetişmiş insan gücümüz de var, bilgi birikimimiz de var. Tek bir şey kalıyor bunları harekete geçirmek. İnşallah göreve gelir gelmez yapacağımız ilk icraatımız bu olacak. Bakın belki bizim tarımımız küçümseniyor, belki verimli toprağımız yok ama bir şey var “İstanbul’un çok yakınındayız”. Kocaeli yarımadasına çok yakınız, Bursa artık 1.5 saat, eğer biz bu avantajları kullanabilirsek, annelerimizin, kardeşlerimizin kendi ihtiyaçları ve kışlık hazırlıkları için verdikleri emeği daha da artırarak, daha da nitelikli hale getirerek bir kazanç kapısına çevirmek için tarımda inanılmaz hamleler düşünüyoruz. Biz bunu ziraat mühendislerimiz ile desteklemeyi planlıyoruz. Diyoruz ki bu bölgede yaz aylarında bunu tüketebilecek sayıda misafir çekeceğiz.

Nitelikli misafir diyoruz. Şile domatesi, şile patlıcanı, şile biberi ve daha nicesi gibi markalaştırarak ve bunu kış aylarına yayarak Şile bölgesine has özellikle, tarım içerisinde mandacılık ve keçiciliği mutlaka projelendireceğiz. Bizim gelir kaynaklarımızın içerisinde bunların olması gerektiğine inanıyoruz. Bakın bu kadar hayvancılıkla iştigal eden bölgelerimiz var.Belki Ahmetli çok ileri olmayabilir ama iç köylerimizde hayvancılıkla ciddi derecede iştigal eden köylerimiz olduğunu görüyoruz. Bu bölgede mutlaka sürekli mezbahane projesini hayata geçireceğiz, yani amacımız Şile coğrafyasına gelen misafirlere bu coğrafyada yetişen eti sunmak ve satmak. Kendi ürünlerimizi yetiştirdiğimiz tarladaki ürünleri, yetiştirdiğimiz hayvanların etlerini sunmak.

Hangi şartlarda olursa olsun bunu harekete geçireceğiz. Bu araçla bu bölgedeki insanlarımıza bir girdi sağlamamız gerekiyor. Biz çok hayalci projelerde değiliz, biz bu ülkede kendine yetebilecek ender ilçelerden biriyiz. %80’i ormanlarla çevrili, 62 km sahili olan, iç kesimlerdeki insanımızı tatmin edebilecek bir coğrafyada yaşıyoruz. Biz bunu daha nitelikli hale getirerek, verimli hale getirerek, belediyemiz destekli, belediyemizin öncülüğünde, belediyemizin organizatörlüğünde, köylümüzün emeğinin karşılığını bulmasını amaçlıyoruz. Her gittiğimiz noktada imar planlarında şikayet var, çünkü proje demokrasisi denen bir olay var. Plancılık oturduğunuz yerden yapılmaz.

Bugüne kadar ellinin üzerinde köy dolaştık, memnuniyet içerisinde olan bir köye bile rastlamadık. Çünkü ofislerde ve bürolarda yapılan planlar kimseyi memnun etmiyor. %100 memnuniyetin olmayacağını biliyoruz, çünkü imarda bu olmaz. En azından Ahmetli’nin planlarını yaparken, burada oturup, uzmanlarla birlikte tartışıyor olsak hata payımız yok denecek kadar az olur. Bu planları revize ederken bir şey daha yapacağız, bakın bölgemizde çok önemli sanayiciler var, asla doğaya ve turizme zarar vermeyen. Bugün bu sanayiciler büyük şehirlerde sıkışmış durumdalar.

Gençlerimizi, çocuklarımızı hiçbir ideolojiye mahkum etmeyeceğiz!

Değerli hemşehrilerim;bazen o kadar üzülüyorum ki anlatırken bile içim acıyor. Benim gencim, benim çocuklarım kıyı temizliğe girebilmek için günlerce partilerin kapısında nöbet tutuyor. Ben nöbet tutmasına rağmen, resmen bir parti elemanı gibi, mecburiymiş gibi, sanki bir şahıs ona ekmek veriyorlarmış gibi,benim çocuklarıma, benim gençlerime parti bünyesinde çalışmayı mecbur kılıyorlar. Bütün samimiyetimle söylüyorum ki; Allah nasip eder de bu göreve gelirsem, benim istihdam yaratacağım hiçbir gencimizin partiye üye olma mecburiyeti olmayacak. Bu coğrafyada,nacizhane bu evladınız, bu kardeşiniz bir siyasi partide 22 yıl görev yaptı, ama benim görev yaptığım siyasi partinin bir tabelası bile kalmadı. Partiler geçici, biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Bizim çocuklarımızın geleceğini siyasi ideolojiye mahkum ettirmeyeceğiz, etmeyeceğiz. Kendi içinde, fikri dünyasında hangi ideolojide olursa olsun, görevi esnasında ayrım yapmasın, liyakat ehli olsun, onun hangi partiye üye olduğuna asla bakmayacağız.

Bizim 8 ana başlık altında elliye yakın projemiz var, hiçbiri hayal değil. Bu coğrafya üzerinde her dört yerin, her noktada yapılabilir projeler hazırladık. Hayalci olmadık, çünkü biz coğrafyamızı tanıyoruz, bölgemizi biliyoruz, bölgemizin verimliliğini, gelir kaynaklarını biliyoruz. Bütün bunları birlik ve beraberlik içinde hareket geçirdiğimizde bizim gencimizin istikbal endişesi veya bizim coğrafyamızda yaşayan her hanenin geçim kaygısı asla olmaz, olmayacak. Bakın mesela sosyal belediyecilik hakkında, köylerimizin güzel bir geleneği vardır. Kendi köyümüzdeki bir hastayı veya yoksul bir komşumuzu hep idare ederiz. Ama bu coğrafya gelişecek, nüfus artacak, planlar ona göre yapıldı. Bu evladınız uzun yıllar Şile-Ağva Civar Köyler Kültür ve Dayanışma başkanlığını yaptı. Göreve aday olduğum gün bu görevi bıraktım. 145.000’e yakın Gebze’den Kasımpaşa’ya kadar Şile’den göç etmiş nüfus var.

Çünkü bu coğrafyada gelir kaynakları azaldığı için, eğitim hayatlarını daha iyi idame ettirebilmek için maalesef göç ettiler. Örneğin Işık Üniversitesi’nin bu coğrafyaya kattığı değerleri bakın görüyoruz. Bu kurumun buraya gelmesinde emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Bu kente üniversiteler getireceğiz, onun da altyapı çalışmalarını hazırlıyoruz. Yani biz göç alırken niteliksiz göç değil, vasıflı, bu coğrafyanın kimyasını bozmayacak bir göç almamız gerektiğine inanıyorum. Planlarımızı da ona göre yapacağız. Bakın ben çok iyi biliyorum.Ev ev, köy köy dolaştım. Bu durumları gezmeyince göremiyorsunuz. Yatağa bağımlı çok hastamız var, kimsesiz çok insanımız var.Belki biz sosyal hayatımızda bunlara el uzatabiliyoruz peki ya bilmediklerimiz?

Bakın Peygamber Efendimiz ne diyor? “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyor. Biz bu anlayışla yola çıktık. Bu bağlamda ilk icraatlarımızdan biri Şile’ye bir Aşevi kuracağız. Bütün köylerimiz için oluşturacağımız gezici bir ekiple, yatağa bağımlı hastalarımızın bakımlarını yapacağız. Köy camilerimiz, köy konaklarımız asla ihmal edilmeyecek. Bunların belediyemize bir yük olmadığını biliyoruz. Değerli büyüklerim, ben çok dolaştım. İhtiyaç sahibi büyüklerimizin olduğunu gördüm. Bu bağlamda bir bakım evini ivedilikle hayata geçireceğiz. Sivil toplumun ve sosyal belediyeciliğin öncelikleri bunlar olmalıdır. Bizim 12 Mart tarihinde yaptığımız, kanun hükmünde kararname ile kadrolu olan personellerimizin aldıkları zamları, enflasyon oranına göre güncelleyeceğiz, enflasyonun altında ezdirmeyeceğiz. Onlar bizim çocuklarımız, bu coğrafyada benim insanıma, benim coğrafyama hizmet ettikleri sürece karşılığını alacaklar. Onlara yaratılan endişe ve kuşku hakkında onlara bir kere daha sesleniyorum. Hiçbirinin ekmeği ile oynanmayacak. Biz onlara yeni istihdam alanları yatacağız, asla onları tedirgin edici bir davranış içerisinde olmayacağım. Bunun sözünü bir kez de buradan, sizlerin huzurunda veriyorum” diyen Rahmi Çakar, Ahmetli halkı için de hazırladıkları projelerden bahsetti.

Beton Santrali taşınıyor!”

Burada bizim Ahmetli köyüne o günün şartlarında kazandırdığımız bir beton santralimiz var. O günün şartlarında bu coğrafyaya, bizim beldemizin gelişimine katkı yapan bir yatırımdı. Ama şartlar bugün öyle bir noktaya geldi ki gelişen Ahmetli’mizin ve hemen yanı başındaki TOKİ’nin buradaki şartlar neticesinde, orada farklı bir durum ortaya koydu. Ben sizlerin huzurunda çok teşekkür ediyorum o santralin sahibi Hamit Beyefendiye. Kendisine dedim ki; benim projelerimden bir tanesi şu olacak. 652 ada 2 parselde bulunan o arazinin tamamı Şile Belediyesi’ne aittir, göreve gelince seni oradan taşımak istiyorum dedim. O da memnuniyetle dedi. Ben ona çok teşekkür ediyorum. İvedi bir şekilde bu beton santralini oradan taşıyacağız. Orada belediyeye ait 9 küsür dönüm,  Ahmetli gençliğimizin de özellikle talep ettiği, çevre köylerimizin de yararlanacağız bir futbol sahası, o arazi içerisinde olacak.

O arazi içerisinde bizim planladığımız, bacasız sanayi, el sanatları, seramik alanlarının, hem istihdam, hem de bütçeye katkı yapacak, bu bölgeye hizmet edebilecek, düğün-organizasyon, açık hava alanı olan, nitelikli bir tesis haline getireceğiz. Bütün bunları yaparken, düşünürken, projelendirirken asla bir başkasını yok sayarak, bir başkasının kendi ticari alanını kısıtlayarak veya çalışanını mağdur ederek değil, hepsinin alternatiflerini düşünerek, planlayarak olması gereken yerlere konuşlandıracağız.

Tüm içtenliğimizle biz şeffaf olacağız, biz adaletli olacağız, hiçbir ideolojik saplantı halinde olmayarak, kim olursa olsun kucaklayacak bir tavırda olacağız. Bu bağlamda hep yüce Allah’tan şunu niyaz ediyorum:

“Allah bize bu görevi bize nasip ederse, sizler de takdir ederseniz. Allah’ım beni kibir ve şımarıklığa düşüreceksen bu görevi bana nasip etme.”

Ben nice gönül kapıları biliyorum.Çok değerli hanımefendiler, beyefendiler. Çok değerli büyüklerim. Bu akşam bize yeni bir heyecan, yeni bir şevk kattınız. Çıktığımız yolun doğru olduğunu bu tabloyla bize sergilediniz. Sizin emrinizde, gecemizi gündüzümüze katarak bir nefer gibi, bu güzel coğrafyayı daha ileriye, gelecek nesillerimize bırakmak için, gecemizi gündüzümüze katacağımızdan emin olun. Allah hepinizden razı olsun. Diyerek sözlerini sonlandıran Rahmi Çakar, dinleyenler tarafından uzunca bir süre ayakta alkışlandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.